KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/14420 E., 2008/5046 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
484 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Bakanlığa bağlı birimlerle aralarında düzenlenen abonelik sözleşmeleri gereğince kullanılan su ve atık su bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek 59.701.874.000 TL su ve atık su bedeli, 193.327.528.000 gecikme cezası ve 31.606.206.400 TL kdv olmak üzere toplam 284.635.662.400 TL’nin 17.9.2003 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasa gereğince asıl alacağa işleyecek gecikme faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 283.751.640.054 TL’nin davalıdan tahsiline, 59.701.874.000 TL asıl alacağa 17.9.2003 tarihinde itibaren değişen oranda gecikme zammı ve kdv uygulanmasına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara,kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, su abonesi olan davalının 16.10.1993 ile 16.10.2003 tarihleri arasında ödenmeyen su ve atık su bedelleri ile gecikme cezasının, bir kısım faturaların ise son ödeme tarihinden sonra sadece asıl borcun ödenmesinden dolayı gecikme cezası ile KDV alacağının tahsilini istemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur. Bilirkişi raporunda; zamanında ödenmeyen fatura bedelleri için 6183 sayılı yasa gereğince gecikme cezası işletilerek hesaplama yapılmıştır. Dava konusu alacağın
dayanağını oluşturan abonelik sözleşmelerinin asılları dosya içinde bulunmamaktadır. İbraz edilen fotokopilerden de taraflar arasında imzalanan çok sayıda abonelik sözleşmesi bulunduğu görülmekte ise bunlardan hangilerinde fatura bedellerinin son ödeme tarihine kadar ödemeyenlerden tarifelerde öngörülen gecikme cezasının alınacağına dair hüküm olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Mahkemece bu konuda bir düzenleme bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Davacı Aski ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulmuş bir kurumdur. Davacının talep ettiği alacak, davalı bakanlığa bağlı kurumlara sattığı su bedeli ve su bedelinin geç ödenmesinden kaynaklanan gecikme zammı ve bu gecikme zammına uygulanacak KDV alacağına ilişkindir.
Davacının su satımından dolayı tahakkuk ettirdiği alacak, amme alacağı sayılmadığı gibi, su bedelinin geç ödenmesi halinde 6183 sayılı yasada yer alan gecikme zammının uygulanacağına dair yasalarda da bir hüküm bulunmamaktadır.
Mahkemece davacı kurumun 6183 sayılı yasaya tabi kurumlardan olmadığı, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmelerde hüküm yok ise, sattığı su bedelinin geç ödenmesinden dolayı gecikme cezası ve KDV isteyemeyeceği ancak yasal faiz isteyebileceği nazara alınarak karar verilmesi gerekir.
O halde Mahkemece öncelikle davacının alacağının dayanağı olan abone sözleşmelerinin aslı ile dosyaları getirtilerek sözleşmelerde gecikme faizi alınacağına dair bir kararlaştırma bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra kararlaştırma var ise; şimdiki gibi, yok ise; sözleşmede hüküm bulunmadığına ve taraflar arasında gecikme cezasının 6183 sayılı yasadaki oranlar esas alınarak ödendiğine ilişkin fiili uygulamanın olduğu da ispat edilemediğine göre, son ödeme tarihinde ödenmeyen kullanım bedellerinin yasal faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/14420, K. 2008/5046, 10 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama