KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15232 E., 2008/4760 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak-tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların avukatı olarak tapu iptali ve tescil davasını takip ettiğini, aralarında düzenlenen 16.5.2000 tarihli avukatlık ücret sözleşmesi uyarınca taşınmaz üzerinde bulunan binanın değerinin %10.unu yada 11 nolu dairenin bedelinin ödeneceğinin kararlaştırıldığını ücretin ödenmediğini ileri sürerek taşınmazın değerinin tesbiti ile alacağının kesinleşme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline, almış olduğu 15.000 YTL.nın mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşmenin geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 18.000 YTL. üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının dayandığı 16.5.2000 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi, yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan avukatlık yasası hükümlerine göre hasılı davaya iştirak niteliğinde olup, ücret açık ve net şekilde belirtilmediği için geçersizdir. Anayasa Mahkemesince Avukatlık Kanununa eklenen geçici 21. maddede 7 Şubat 2008 tarihinde iptal edilmiştir. Öyle olunca davacının sözleşmede geçersiz olduğu için sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Kanununun 163/son maddesi gereği, Avukatlık asgari Ücret Tarifesi üzerinden ücret talep edebilir. Mahkemece davacının talep edebileceği ücret belirlenip, ödemeler düşülerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Borçlar Kanunun 101. maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Davacı davalıları davadan önce temerrüde düşürmemiştir. Alacağa dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerekirken, önceki davanın kesinleşme tarihinden itibaren faiz uygulanması yanlış olup, bozmayı gerektirir.
4-Davacı, 27.2.2006 tarihinde verdiği dilekçe ile dava değerinin 125.000 YTL. olduğunu belirterek bu miktar üzerinden harç yatırmıştır. Davacı talebi kısmen kabul edilmiştir. Reddedilen kısım yönünden kendilerini avukat aracılığı ile temsil ettiren davalılar yararına avukatlık ücretine hükmedilmemiş olması da, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15232, K. 2008/4760, 3 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama