KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15635 E., 2008/4889 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eşinini davalı hastanede tedavi gördüğünü ve vefat ettiğini davalının, üyesi olduğu ticaret ve sanayi odası ile yaptığı sözleşmeye aykırı olarak fahiş masraf talep edip haksız icra takibinde bulunduğunu, haciz uygulandığını ileri sürerek takipten dolayı 3.270 YTL borçlu olmadığının tesbiti ile %40 tazminata ve 5.000 YTL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 3.270 YTL ve faizi üzerinden borçlu olmadığının tesbitini, diğer isteklerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde ber isabetsizlik bulumamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.'nun 72/5. maddesi hükmüne göre, borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, karşı tarafın talebi üzerine, alacaklının tazminatla mahkum edileceği belirtilmiştir.Davalı alacaklının sözleşme hükmüne aykırı olarak borç tahakkuk ettirip, davacı hakkında haciz uygulatması böylece takipte haksız çıktığı ve kötüniyetli olduğu kabul edilerek, borçlu olmadığının tesbitine karar verilen 3.270 YTL üzerinden davacı lehine %40 tazminat karar verilmesi gerekirken reddi usul ve yasaya aykırıdır, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15635, K. 2008/4889, 7 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama