KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/15756 E., 2008/5069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı ... yönündenkısmen kabul kısmen red, diğer davalı yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar ve davalı ... avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 22.8. 1999 tarihinde tüp gaz sızıntısı nedeniyle evde yangın çıktığını, ev, ahır, samanlık, eşyalar ve kuru erzaklarının yandığını, 10 550 000 000 TL maddi hasarının olduğunu, manen büyük acı çektiklerini ileri sürerek 10 550 000 000 TL maddi,5 000 000 000 TL manevi zararının üretici ve bayi olan davalılardan faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı Alpgaz AŞ, tüplerinin TSE ye uygun üretildiğini, davalı ... de tüpün ne zaman ve kimin tarafından değiştirildiğini tam olarak bilinmediğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Alpgaz AŞ için davanın reddine, Nizamettin için kısmen kabulüne, 5.275,00 YTL maddi, 1.500,00 YTL manevi tazminatın 22.8.1999 tarihinden faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ile davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder.
Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalıların (satıcı ve imalatçı) davacıya (alıcı) tüp sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak sözkonusu olmaz. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacı ve davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/15756, K. 2008/5069, 10 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama