KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2007/4861 E., 2007/6283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan haricen satın aldığı dairenin satım bedelini ödediği halde tapuda devir yapılmadığını öne sürerek, gayrimenkulun adına tescili ile 9.000,00 YTL ecrimisilin tahsiline veya sözleşmedeki cezai şart ve ödediği bedelin toplamı olan 18.500,00 YTL'nin ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarıınn reddi gerekir.
2-Davacı, davalıdan haricen satın aldığı dairenin tapuda devredilmemesi nedeniyle, ödediği bedelin istirdadı için bu davayı açmıştır. Davacının şikayeti üzerine, davalı hakkında dolandırıcılık nedeniyle Asliye Ceza Mahkemesinde açılan davanın hazırlık soruşturması sırasında, davalı emniyette verdiği ifadede, davacının üç ... geçtikten sonra kendisini arayarak parasını geri istediğini bildirmiştir.
Mahkemece, ... bu davada bu ifade esas alınarak, davalının 27.6.2002 tarihli harici sözleşmeden üç ... sonra, 27.9.2002 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilmiş ve temerrüt tarihi ile ... bu dava tarihi arasında geçen süre için işlemiş faize hükmedilmiştir. B.K. 101/1 maddesi gereğince, muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla mütemerrit olur. Bu nedenle davalının emniyetteki ifadesi temerrüde esas alınamaz.
Davacı, dava tarihinden önce davalıyı ihtarname ile temerrüde düşürdüğünü ispat etmediğine göre, hükmedilen miktara dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, davalının emniyetteki ifadesine göre saptanan temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faize hükmedilmesi, usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2007/4861, K. 2007/6283, 7 Mayıs 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama