KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14837 E., 2009/7313 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat ... gelmiş, davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisi aleyhinde başlattığı icra takibinde,alacağının sebebi olarak elden verilen para ve pansiyon inşaatından dolayı ödenmesi gereken para olarak belirttiğini, davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespiti ile % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile ortak ... yaptıklarını,davacının bu ... nedeniyle kendisine borçlandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı,davacı aleyhine herhangi bir kayıtlı belgeye dayanmaksızın icra takibi yapması üzerine eldeki bu dava açılmıştır.Davacı,açtığı bu davada kendisinin borçlu olmadığının tespiti istemektedir.Menfi tespit davasında kural olarak ispat yükü davalı alacaklıdadır.Davalı alacağın varlığını yasal delilerle ispatlamak zorundadır.Davalı,davacı ile adi ortaklık kurduğunu ve alacağının bu ortaklıktan kaynaklandığını iddia etmiş ise de,bu iddiasını kanıtlayacak yasal ve yeterli delil ibraz etmemiştir.Davacının açık 2008/14837-2009/7313
muvafakati olmadıkça da uyuşmazlığın miktarı itibariyle tanık dinlenemez ve dinlenen tanık beyanlarına dayanılarak da karar verilemez. Davalının dosyaya ibraz ettiği elden verilen para, pansiyona yapılan masraf şeklindeki belgenin ise, davacının elinden sadır olmadığı için yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.Bu nedenle de tanık dinlenemez.Davalı savunmasını yazılı belge ile ispatlayamamışsa da, cevap dilekçesi ile delil listesinde "her türlü delil" denmek suretiyle yemin deliline dayandığından davalının davacıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksine düşüncelerle delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar vermesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14837, K. 2009/7313, 27 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama