KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/14916 E., 2009/7653 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
281 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı ... ile davacılar vekili avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar,davalı avukat ile Cide Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmekte olan 1993/59 esas sayılı dava dosyası için,hisselerine düşecek gayrimenkullerin % 25’nin vekalet ücreti olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve davalı avukat tarafından iki adet boş sözleşmeye tarih ve imza attırılarak kendilerinden alındığını,avukatın davayı gereği gibi takip etmediğinden azlettiklerini,davalının sözleşmelerde miktar yazılmamasına karşın 50.000.000.000 TL yazmak suretiyle alacak davası açtığını öne sürerek,davalı tarafından haksız,kötü niyetle,hayali,aşırı ve çok fahiş olarak sonradan doldurulan sözleşmelerin iptaline,davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile % 40 tazminat istemişlerdir.
Davalı,sözleşmelerin sonradan doldurulmadığı gibi imzaya itirazın da bulunmadığını azlin haksız olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı avukat tarafından bu davanın davacıları aleyhine vekalet ücret sözleşmesinden doğan alacak davası
açıldığı ve davanın derdest olduğu anlaşılmaktadır.Gerek bu davanın gerekse bu davadan tefrik edilen menfi tespit davası arasında, HUMK’nun 45. maddesinde öngörülen bağlantının varlığı sözkonusudur.Bu durumda davaların birleştirilerek ve birlikte görülmesi gerekirken, yazılı şekilde tefrik kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/14916, K. 2009/7653, 3 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama