KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1729 E., 2008/5082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi, alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı , emlakçı olan davalının kendisine ait olduğunu bildirdiği taşınmazı gösterip,kadastro görevlisi diye tanıttığı şahıslara ölçüm yaptırıp parasını kendisinden aldığını, noterde 24.8.2001 tarihinde gayrı menkul satış vaadi sözleşmesi yaparken 118 450 000 TL de masraf yaptığını, 27.8.2001 tarihinde banka havalesi ile 10 000 000 000 TL satım bedelini gönderdiğini, ancak ertesi yıl geldiklerinde davalının bu yeri başkasına sattığını ve onun da taşınmaza pansiyon yaptığını gördüğünü ileri sürerek fazlasını saklı tutarak satış bedeli ile yaptığı masrafların faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 397 parselde ... hissesinin olduğunu satışı vaad edilen yerin bu hisse olduğunu,satılan pansiyon yerinin başka hisse olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,satış vaadi sözleşmesi yapılırken satışa konu taşınmazın davalı olduğunun bilindiğinin sözleşmeden anlaşılmış olduğuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; Hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 24.8.2001 tarihli Noter satış vaadi sözleşmesi ile davalının 397 parseldeki hak ve hisselerini 10 000 000 000 TL ye davacıya sattığı, mevzuattaki yasal engel kalktığında tapuda devrin yapılacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Tapuda dava konusu 397 parselin davalı olduğu şerhinin bulunduğu, dosyaya ibraz edilen 397 parsele ait kadastro dosyasında davalının davanın tarafı olmadığı gibi, 397 parselin Hazine adına orman niteliği ile tesciline karar verildiği, kararın 5.5.2006 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Hal böyle olunca davalının, hisse sahibi olmadığı taşınmazı davacıya satarak 10 000 000 000 TL satış bedelini aldığı ve sebepsiz zenginleştiği dosyadaki bilgi ve belgelerle sabittir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1729, K. 2008/5082, 10 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama