KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/1741 E., 2008/8192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
353 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı olarak bulunduğunu, davalı kiralayan tarafından 2002 yılı 5-12. aylar, 2003 yılı 1-12. aylar, 2004 yılı 1-11. aylar kiralarının ödenmediğinden bahisle kira bedellerinin ½ si olarak 15.400,00 YTL ile işlemiş faiz olarak 4.695,60 YTL olmak üzere toplam 20.095,00 YTL’nin tahsili için icra takibi başlattığını, oysa davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek 2004/11395 esas sayılı icra dosyası nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davacının yerinde bulunmayan ve nedenleri bildirilmiş olmayan temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2-HUMK’nun 388/son maddesi gereğince bir davada istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekli olup, davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, hüküm kısmında her bir dava hakkında o davaya ilişkin vekalet ücretleri ve mahkeme masraflarıyla birlikte ayrı ayrı hüküm kurulması
2008/1741-8192
zorunludur. Davalı tarafından KüçükÇekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/10 esas numarası ile 6.1.2006 tarihinde açılan dava hakkında mahkemesince 18.4.2006 tarihinde dosyalar arasında irtibat bulunması nedeniyle ... bu dosyanın eldeki 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/741 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş ve dosya eldeki dava dosyası içersine konulmuştur. Mahkemece, asıl ve birleştirilen her bir dava yönünden HUMK’nun 388. ve devamı maddelerinde belirtildiği şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, birleştirilen KüçükÇekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/10 Esas sayılı dava dosyası ile ilgili olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/1741, K. 2008/8192, 12 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama