KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/227 E., 2008/6579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,Türk Ekonomi Bankasında müdür olarak görev yaparken banka tarafından ... akdinin haksız olarak feshedildiğini, ... Kanunundan doğan haklarını kullanmak için davalı avukat ile anlaşıp vekalet verdiğini, ancak davalının süresinde dava açmadığı için davanın süreden reddedildiğini, davalının kusuru nedeni ile haklarını kullanamadığını iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.837,00 YTL maddi ve 500,00 YTL manevi tazminatın davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının yanlış bilgi vermesi nedeniyle davanın süresinden sonra açıldığını bu nedenle kusuru olmadığı gibi, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı avukatın kusuru nedeniyle reddedilen davadan dolayı uğradığı zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı,... Kanunundan doğan haklarını kullanarak işe iadesinin sağlanması ve tazminat alacağının tahsili için dava açması konusunda davalıyı vekil tayin etmiş, ... mahkemesine açılan dava süresinde açılmadığı gerekçesi ile mahkemece reddedilmiş, Yargıtay’ca onanarak kesinleşmiştir.
Davacı davalıya 16.03.2005 tarihinde vekaletname vermiş, dava ise en geç 23.03.2005 tarihine kadar açılması gerekirken 31.03.2005 tarihinde açılmıştır. Vekalet tarihi itibarıyle dava açılması için yeterli süre olduğuna göre, bu durumda tazminat miktarının belirlenebilmesi yani davacı zararının kapsamını tayin için ... Mahkemesine açılan davanın süresinde açılmış olması halinde sonucunun ne olabileceğinin belirlenmesi gerekir.
Bu durumda mahkemece öncelikle davacının ... akdinin feshine ilişkin evraklar davacının çalıştığı bankadan getirtilmeli, akdin feshinin haklı olup olmadığının tespiti için bu konuda gerekirse ... hukuku konusunda uzman bilirkişi görüşüne başvurulmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yön gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenini göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/227, K. 2008/6579, 12 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama