KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2807 E., 2008/8515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, üç yıldızlı turizm belgeli otel işlettiğini ve ... abonesi olduğunu, davalı idarenin kaçak ve usulsüz kuyusuyu tüketildiğinden bahisle 8.9.2004-4.4.2005 tarihleri arası için 9.204 YTL tutarında borç tahakkuk ettirdiğini,tahakkuku yaparken işyerinin kapalı olup olmadığının, otelde kaç kişinin kalıp kalmadığının ve bu otelde kalanların kimlik bilgilerini ilgili yerlerden sorup araştırmaksızın 2634 sayılı yasanın16.maddesini göz ardı ederek hatalı tahakkuk yaptığını ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,tahakkukun gerçek verilere göre yapılmadığı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm,davalı tarafından temyiz edilmiştir
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının diğer temyiz itirazlarının reddigerekir.
2-Davacının kaçak su tükettiğinde ve tüketim süresinin 8.9.2004-4.4.2005 tarihleri arasına tekabül ettiği konusunda bir ihtilaf bulunmamaktadır. İhtilaf, bu tarihler arasında tahakkuk yapılırken verilerin ve yönetmelik 2008/2807-8515
hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığı, hesaplamaların doğru yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tahakkuk gerçek verilere göre yapılıp yapılmadığı ve davacının borçlu olup olmadığı ve varsa borç miktarının tespiti doğrudan hakimin görevidir.
Hal böyle olunca öncelikle emniyet müdürlüğünden davaya konu dönemin otel müşteri listesi ve vergi dairesinden yoklama fişi gibi belgeler de getirtilmek suretiyle Yasa ve Yönetmelik hükümleri kapsamında konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla hesaplama yapılmalı,davacının bu tahakkuktan dolayı sorumlu olup olmadığı varsa miktarı tereddüde yer vermeyecek şekilde belirlenmeli ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir.Bu yönler göz ardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması,usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2807, K. 2008/8515, 17 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama