KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/2929 E., 2008/8015 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
458 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki gecikme tazminatı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 4.5.1998 tarihli sözleşme ile davalı müteahhitten satın almış olduğu bağımsız bölümün, süresinde tamamlanarak teslim edilmediğini, sözleşmenin 9. maddesi gereğince davalının bu durumda gecikilen her ay için rayiç kira bedeli ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 9.720.000.000 TL gecikme tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, ”sözleşmenin feshi ile birlikte ancak menfi zararın talep edilebileceği, müspet zarar niteliğinde olan kira kaybı tazminatının talep edilemeyeceği” gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının satış bedeli olarak ödediği bedel olan 3.100.000.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalı müteahhitten satın aldığı bağımsız bölümün, sözleşmede öngörülen sürede tamamlanarak teslim edilmediğini belirterek, gecikme süresi nedeniyle aylık kira bedeli üzerinden hesaplanacak olan gecikme cezasının ödetilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının sözleşmenin feshi ile birlikte müspet zarar niteliğinde olan kira kaybı tazminatını talep edemeyeceği belirtilerek, menfi zarar kapsamında bulunan, 3.100.000.000 TL ödenen satış bedelinin faiziyle birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ise reddine karar verilmişse de, 2008/2929-8015
davacının dava dilekçesindeki talebi, bağımsız bölümün süresinde teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin 9. maddesinde öngörülen rayiç kira bedeli üzerinden hesaplanacak gecikme tazminatı olup davacının, “sözleşmenin feshi ve ödenen satış bedelinin iadesi” ile ilgili dava dilekçesinde herhangi bir talebi olmadığı gibi, bu hususta yapılmış usulüne uygun bir “ıslah” da bulunmamaktadır.
Davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna itiraz amacıyla verilmiş olan ve “bilirkişi raporunda hesaplanan miktara, ödenen bedelin de ilave edilmesi gerektiğine” ilişkin 14.7.2004 tarihli dilekçeyi de, bir ıslah dilekçesi olarak kabul etmek mümkün değildir.
HUMK’nun 74. maddesinde düzenlenen “taleple bağlılık” esası gereğince davada talepten fazlasına veya başka bir şeye hükmedilemeyeceğinden, dava dilekçesinde bu yönde bir talep olmadığı halde ödenen satış bedelinin iadesine, menfi zararla müspet zararın birlikte talep edilemeyeceği gerekçesiyle de dava konusu edilen gecikme tazminatına ilişkin talebin ise reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
O halde mahkemece davacının davadaki talebi olan gecikme tazminatı ile ilgili inceleme ve değerlendirme yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, davacının “akdin feshi ve ödenen bedelin iadesi” yönünde bir talebi bulunmadığı halde, menfi zararın talep edildiğinden bahisle müspet zarar kapsamındaki gecikme tazminatının talep edilemeyeceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
...
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/2929, K. 2008/8015, 9 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama