KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3393 E., 2008/9827 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere ... kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya ait büfeyi 1986 yılında kiraladığını, ancak bu büfeyi yıktırıp ağaçtan büfeler imal ederek, Encümen kararı ile belirlenen ağaçlandırma ve düzenleme bedelinin ödenmesi koşulu ile sözleşmenin yenileneceğinin yazı ile bildirildiğini ve bu baskı ile 16.3.2006 tarihli kira sözleşmesinin yapıldığını, bu ödemeye ilişkin düzenleminin de müzayaka halinde sözleşmede yer aldığını ve haksız ve yasal olmayan şekilde baskı ve zorda kalarak ödediği 12.000 YTL.nin ödeme tarihlerinden faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının rızası ile sözleşmeyi imzaladığını baskı ve zorda kalmanın sözkonusu olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının zorunlu olarak sözleşmeyi imzalamak ve ağaçlandırma ve düzenleme payını ödemek zorunda kaldığı açıklanarak 12.000 YTL.nin davalıdan faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalıya ait büfede 1986 yılından itibaren kiracı olduğu , büfelerin yerlerinin değişmesi ve yeniden yapılandırılması nedeni ile, ağaçlandırma ve düzenleme bedeli olarak 12.000 YTL.nin kiracılar tarafından ödenmesinin Encümen kararı ile hüküm altına alınıp, bu hususun davacıya yazı ile bildirildiği ve akabinde davacı ile yapılan 16.3.2006 tarihli kira sözleşmesinin 6. maddesi ile
büfenin ağaçlandırma ve düzenleme ücretinin taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacının da 16.3.2006 tarihinden başlamak üzere 5.7.2003 tarihine kadar toplam 12.000 YTL.yi davalıya ödediği, dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Davacının, kira sözleşmesinin baskı ve müzayaka halinden istifade ile imzalatıldığını, ödemelerin de baskı ve sözleşmenin feshedileceği korkusu ile yapıldığını ileri sürmekle, ikrah hukuki nedenine dayanarak istirdat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Kira sözleşmesinin imzalandığı 16.3.2006 tarihinde baskı unsurunun gerçekleştiği kabul edildiğinde, eldeki davayı da B.K 31 maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçirilmesinden sonra 17.7.2007 tarihinde açtığı ggözetildiğinde, davanın hak düşürücü sürenin geçmesinden dolayı reddine karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3393, K. 2008/9827, 14 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama