KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/3649 E., 2008/9484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2008
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
667 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Emlak komisyoncusu olan davacı, davalının daire satın almak için kendisine başvurduğunu, 18.8.2006 tarihli “alıcı bilgi formu” başlıklı sözleşmenin imzalandığını, tüm edimlerini yerine getirmiş olmasına rağmen, telallık bedelini ödememek için davalı ve dava dışı satıcının kendisini devre dışı bırakarak satış işlemini gerçekleştirdiklerini, bu durumda sözleşme gereğince satış bedelinin %4’ü üzerinden tellallık ücretinin ödenmesi gerektiğini, ancak alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 18.8.2006 tarihli sözleşmeyi imzaladığını, ancak satış bedeli olarak 280.000.000.000 TL’den fazla ödeme yapamayacağını bildirmiş olmasına rağmen, davacı tarafından 2.500.000.000 TL daha fazla satış bedeli çıkarıldığını, yapılan pazarlıktan sonuç alınamadığını, aradan birkaç gün geçtikten sonra daireyi bizzat daire sahibinden 280.000.000.000 TL satış bedeli üzerinden satın aldığını, tellallık hizmetinin sonuç doğurmaması nedeniyle tellallık ücretinin de talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Borçlar Kanununun 404. maddesi gereğince tellalın ücrete hak kazanabilmesi için, taraflar arasında sözleşmenin kurulmasına aracılık etmesinin gerektiği, somut olayda ise satışın davacının aracılığıyla gerçekleştiğinin kanıtlanamadığı, tarafların tellalın çıkardığı satış bedeli üzerinde anlaşamadıkları, daha sonra kendileri bir araya gelerek daha düşük satış bedeli üzerinden satış işlemini gerçekleştirdikleri belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, 18.8.2006 tarihli tellallık sözleşmesi gereğince davalı ile dava dışı satıcıyı bir araya getirerek anlaştırdığını, ancak davalının, komisyon ücretini ödememek için kendisini devre dışı bırakmak suretiyle göstermiş olduğu daireyi satın aldığını belirterek, komisyon ücretinin tahsili için eldeki davayı açmış, davalı ise, davacının aracılık hizmetini yerine getiremediğini, daha sonradan satıcı ile kendi aralarındaki anlaşma üzerine satışın gerçekleştiğini, bu nedenle davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını savunmuştur.
Taraflar arasında 18.8.2006 tarihli “fiyatı 300.000 YTL olabilir” açıklaması ile “Alıcı Bilgi Formu” başlıklı tellallık sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmede ayrıca “Söz konusu emlakı şahsım,...satın aldığı takdirde satın alma bedelinin %2 + KDV’sini ....hizmet bedeli olarak ödemeyi kabul ediyorum.
Satın alma veya kiralama olayı Turyap’ı saf dışı bırakarak gerçekleşirse ödeyeceğim komisyon miktarını, satın almada %4 + KDV...olarak ödeyeceğim.” açıklamasının yer aldığı, davalının, davacı tellalın aracılığıyla görmüş olduğu daireyi 25.8.2006 tarihinde 298.845 YTL bedelle “Tahsis Hakkı ve Sözleşme Devrine İlişkin Protokol” başlıklı sözleşme ile Emlak Konut Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. aracılığıyla dava dışı satıcı ...
Üstünkök’ten satın aldığı, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir.
Davalı, davacının kendisi ile satıcı arasında anlaşma sağlayamadığını, daireyi davacının aracılığıyla değil, dava dışı daire sahibinin kendisi ve eşi ile yapmış olduğu görüşme ve pazarlık sonucunda satın aldığını bildirerek, davacıya karşı borçlu olmadığını savunmuşsa da, bu savunmasını ispat edemediği gibi, taraflar arasındaki az yukarda hükümleri açıklanan 18.8.2006 tarihli sözleşme, davacı ile dava dışı mal sahibi arasındaki 30.3.2007 tarihli sözleşme, 25.8.2006 tarihli protokol, taraf beyanları ve tüm dosya kapsamı gereğince davalının,
davacının aracılığıyla görmüş olduğu ancak davacıyı devre dışı bırakmak suretiyle satın aldığı daire nedeniyle sözleşmenin az yukarda belirtilen “Satın alma veya kiralama olayı Turyap’ı saf dışı bırakarak gerçekleşirse ödeyeceğim komisyon miktarını, satın almada %4 + KDV...olarak ödeyeceğim.” şeklindeki hükmü gereğince davacıya karşı tellallık hizmeti nedeniyle ücret 2008/3649-9484
ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle 298.845,00 YTL’lik satış bedelinin %4’ü olan 11.953,00 YTL üzerinden başlatılan takip miktarının yarısı, davalı alıcının ödemesi gereken tellallık ücreti olup, davalının alıcı sıfatıyla ödemeyi üstlendiği bu miktar ücreti ödemekle sorumlu olduğunda duraksama olmamalıdır.
Satış bedelinin %4’ü üzerinden başlatılan takip miktarının, satış bedelinin %2’lik kısmına isabet eden diğer yarısının ise, cezai şart niteliğinde bulunduğunun kabulü gerekli olup, BK.nun 161/son maddesi gereğince de cezai şartın fahiş olup olmadığı değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Mahkemece sözleşme hükümleri gözardı edilerek, davacının tellallık hizmetini yerine getirmediğinden bahisle yazılı şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/3649, K. 2008/9484, 7 Temmuz 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama