KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/4780 E., 2008/14684 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, Davalının kendisine ciro ettiği 15.2.2005 tarihli çekin 22.3.2005 tarihinde muhatap bankaya ibraz edildiğinde, karşılığı çıkmadığı için bu çekten dolayı keşideci, ciranta ve davalı hakkında yaptığı ilamsız takibe davalının haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminatına hükmedilmesi talebiyle bu davayı açmıştır.
Davalı, çekin yasal sürede bankaya ibraz edilmemesi ve takibe konulmaması nedeniyle çek vasfını kaybettiğinden adi senet olarak kabul edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; yasal sürede Muhatap bankaya ibraz edilmeyen ve kambiyo senetlerine mahsus takip yoluna gidilmeyen çekin "yazılı delil başlangıcı niteliğinde belge" olduğu belirtilerek tanık beyanlarına göre davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları ile icra takibine dayanak yapılan çekten; çekin 15.2.2005 tarihinde " ..... Day.
Tüketim Mal." tarafından keşide edildiği, çekin bundan sonra ilk olarak Halil Karaca adlı şahıs tarafından davalıya ciro edildiği, Davalının da bu çeki davacıya ciro ettiği, davacının ciro yoluyla aldığı bu çeki yasal süre geçirildikten sonra 22.3.2005 tarihinde muhatap bankaya ibraz edip karşılığı bulunmadığına dair şerh koydurduğu ve aradan geçen bir yılı aşkın süre sonra keşideci ve aralarında davalınında bulunduğu cirantalara karşı 26.5.2006 tarihinde ilamsız takiplere mahsus icra yoluna başvurduğu açıkça anlaşılmaktadır.
Türk Ticaret Kanununun 644.maddesine göre yasal süresinde ibraz edilmeyen çekten dolayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılarak ciranta aleyhine dava açılması veya takip yapılması mümkün değildir. Davalı, çekte ciranta durumundadır. Ciranta durumunda olanlar ciro ettikleri çeki başkasından alırken bir şekilde bedelini ödeyerek alırlar ve ödeme vasıtası olan çeki başkalarıyla yaptıkları alış verişlerde ciro yoluyla devrederler.
Bu durumda önceden karşılığını ... oldukları çekten dolayı sebepsiz zenginleşmelerinden bahsedilemez. T.T.Kanunu hükümlerine göre yasal sürede ibraz edilmeyen veya icra takibine konulmayan kambiyo senetlerinden dolayı cirantalardan talepte bulunamıyacağı düzenlenirken, sebepsiz zenginleşmeyen cirantaların durumu gözönüne alınarak mağdur edilmemeleri amaçlanmıştır.
Bu durumda kambiyo senedi vasfını kaybeden bir belgenin yazılı delil başlangıcı kabul edilip "temel ilişkiye" dayanılarak sair deliller (tanık beyanları vs.) vasıtasıyla temel ilişki kanıtlanıp ciranta durumundaki kişilerin sorumlu tutulmaları doğru değildir.
Bir an için bu şekilde sorumlu tutulan cirantanın aynı şekilde temel ilişkiye dayanılarak kendi cirantasına başvurup ödediği para için rücu edebileceği düşünülse bile aldığı çeke güvenerek temel ilişki konusunda başka hiçbir delile gerek görmeyen cirantanın durumu ne olacaktır.
Bu durumda yasal sorumluluklarını süresinde çeki muhatap bankaya ibraz etmemek ve süresinde takip yapmamak suretiyle yerine getirmeyen davacının kusurunun sonuçları ciranta durumundaki davacıya çektirilmiş olacaktır. Bu nedenlerle mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/4780, K. 2008/14684, 4 Aralık 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama