KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/5263 E., 2008/12361 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı avukata 11.11.1994 tarihinde vekaletname verdiğini, davalının, müflis ... menkul değerler A.Ş. nezdindeki hisse senetlerinden doğan alacak ve hakların ele geçirilmesi için gerekli hukuki yardım işini üstlendiğini, ... Asliye Ticaret mahkemesinde açılan dava sonunda bir kısım hisse senetlerinin kendisine iadesine karar verildiğini, davalının iflas idaresinden hisse senetleri ve para ödemelerini vekil sıfatıyla tahsil ettiği halde tamamını kendisine iade etmediğini ileri sürerek, dava dilekçesinde sayılarını bildirdiği hisse senetlerinin temettü ve faizlerine ilişkin tüm doğmuş ve doğacak haklarla birlikte aynen iadesine, 874.682.607 TL nın da tahsil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ilerde kesin hesabı yapıldığında mahsup edilmek üzere davacıya fazladan petrol ofisi hissesi verdiğini, diğer hisse senetlerinden de davacının bilgisi ve rızası ile yargılama masrafları ve vekalet ücretini mahsup ettiğini, bu nedenle borcu bulunmadığını, azlin de haklı olmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından 300.613 adet petrol ofisi hisse senedinin davalıya iadesi halinde, kararda belirtilen cins ve adetteki hisse senetlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine ayrıca 128.998.368 TL’nin de dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline” ilişkin verilen ilk hüküm, tarafların temyizi üzerine diğer temyiz itirazları reddedilerek, “vekilin zımmetinde kalan paranın faizini de vermekle yükümlü olduğu,
bu nedenle davalının iflas idaresinden aldığı nakit miktarları faizleriyle birlikte ödemesi gerektiği, buna karşılık davacı tarafından da davalıya vekalet ücretinin ödendiği ispat edilemediğinden davalının almaya hak kazandığı vekalet ücreti ile yapmış olduğu masrafların da davacı alacağından mahsup edilmesi gerektiğinden” bahisle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, “davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından 300.613 adet petrol ofisi hisse senedinin davalıya iadesi halinde,
kararda belirtilen cins ve adetteki hisse senetlerinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine ayrıca 662.101.161 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Bozmadan sonra alınan bilirkişi ek raporunda, davalının alacağından mahsup edildikten sonra tespit edilen 622.101.161 TL’nin, dava tarihi itibariyle hesaplanan yasal faiz bakiyesi olduğu açıklanmış olup, mahkemece bu miktarın dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş olmakla, faize faiz yürütülmesine sebebiyet verilmesi ve ayrıca raporda söz konusu yasal faiz bakiyesinin 622.101.161 TL olduğu belirtilmesine ve hükmün gerekçe kısmında da sonuç olarak davacının talep edebileceği alacak tutarının bu miktar olduğu açıklanmasına rağmen, hüküm kısmında ise 662.101.161 TL’nin tahsiline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7.maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/5263, K. 2008/12361, 27 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama