KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/6001 E., 2008/11259 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan haricen 20.1.2003 tarihinde bir daire satın aldığını,çeşitli tarihlerde toplam 12.240 YTL ödediğini, ayrıca 3.000 YTL ödeyip,taşınmazın doğramalarını PVC yaptırdığını, davalının tapuda devrini gerçekleştirmediğini, açılan tahliye davası sonucunda da tahliye olmak zorunda kaldığını ileri sürerek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik dairenin değeri ve yapılan imalatlar nedeniyle 33.000 YTL nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacının ödediğini isteyebileceğini savunarak davanın reddini dilemiş;karşı dava olarakta davacının harici satışa konu daireden haricen satış tarihinden tahliye olduğu 15.4.2005 tarihine kadar ecrimisil bedelinden sorumlu olduğundan bahisle 7.400 YTL ecrimisilin ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, taşınmaz satışına ilişkin olarak haricen düzenlenen sözleşmenin geçersiz olduğu,davacının ödediği paranın aktin ifasının imkansız hale geldiği tarihteki değerini isteyebileceği, ancak bilirkişi raporuna göre bulunan miktarın dövizdeki düşüş vs etkenler nedeniyle talep edilen miktardan daha az olduğu gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle ödenen 12.240 YTL nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline, pencere pvc doğramalarına ilişkin olarak ibraz edilen faturaların tarihlerinin tahliye tarihinden sonraki dönemde düzenlendiklerinden ve bu faturalara itibar edilemeyeceğinden bu yöndeki talebin reddine,davalının ecrimisile yönelik karşı davasının da reddine karar verilmiş,hüküm,her iki tarafça temyiz edilmiştir
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının 2008/6001-11259
aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, davalıya ait daireyi tarihsiz ve haricen düzenlenen sözleşme ile satın aldığı,karşılığında satış bedeli olarak kararlaştırılan miktardan 12.240 YTL lık kısmın ödendiği, kararlaştırılan bakiye miktarın ödenmemesi nedeniyle davalı tarafından Bağcılar 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonucunda davacının müdahalesinin menine ve tahliyesine karar verildiği,bu karar sonrasında da 15.4.2005 gününde tahliye olduğu, oturduğu dönem içerisinde dairenin ahşap olan pencerelerini pvc olarak yaptırdığı toplanan delillerden ve özellikle tanık ... ...’in anlatımlarından anlaşılmaktadır.
Mahkemece,her ne kadar yapıldığı iddia olunan PVC pencereler yönünden ibraz edilen faturaların davacının taşınmazdan tahliye olduğu tarihten sonraki tarihi içermesi nedeniyle bu faturalara itibar edilemeyeceği belirtilmiş ise de yapılan bu gibi imalatlar yönünden daha sonraki bir tarihte fatura alınması mümkündür.
Davacının geçersiz olan harici satış sözleşmesine dayalı olarak mecura, kullanma amacına uygun olarak yapmış olduğu faydalı ve zaruri masraflar ve imalatların mecurun tahliyesi nedeniyle, mecurda kalması, davalının sebepsiz zenginleşmesi oluşturur.Hal böyle olunca yapılan bu gibi imalatlar yönünden taraflar arasındaki hukuki ilişkinin BK.410 ve sonraki maddelerinde düzenlenen vekaletsiz ... görme hükümlerine göre çözülmesi gerekir.
Davacı BK.nın açıklanan maddesi gereğince davalı nam ve hesabına yaptırılan faydalı ve zaruri giderler ile değer arttırıcı giderlerin yapım tarihleri itibari ile değerlerini isteyebilir.
Mahkemece, yapılan pencerelerin PVC giderlerinin yapım tarihlerindeki değeri belirlenerek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu bu konudaki tanık anlatımları göz ardı edilerek bu kalem isteğin tümden reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/6001, K. 2008/11259, 7 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama