KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2008/977 E., 2008/6244 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2008
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava dilekçesinin görev yönünden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı .... Sanayi Ticaret Ltd.Şti.’nin davalı .... Konut Yapı Koop ile 10.5.2004 tarihinde “ Anahtar Teslimi İnşaat Sözleşmesi “ aktedildiğini , davalı Şirketin payına düşen bir adet daireyi davalı şirketten satış vaadi sözleşmesi ile satın aldığını, davalının satışı vaad ettiği daireyi inşa etmeyerek edimini yerine getirmediğini ileri sürerek, davalılar arasındaki sözleşme gereğince davacının davalı kooperatife üye kayıt etmesi gerektiğinin tespitine, davalı şirkete inşaatı tamamlaması için uygun bir süre verilerek bu süre içinde inşaatı tamamlamaması halinde işin 3. kişilere ikmal ettirilerek zarar ve masrafların yüklenici’den tahsil edileceğinin hükmen ihtarına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar , davalılar reddini savunmuştur.
Mahkemece, Dava dilekçesindeki taleplerin niteliği ve tarafların sıfatı TTK 3.4,5 ve 136 maddeleri çerçevesinde değerlendirilerek dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan 2008/977-6244
birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacı ile davalı şirket arasında konut satışına ilişkin 4077 sayılı yasa kapsamında sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Somut uyuşmazlıkta davacı (alıcı) ile akidi olan müteahhit firma(Satıcı) arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olup davanın Özel Mahkeme olan Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekip, bu durumda davalı Kooperatif ile olan davanın da hukuki irtibat nedeniyle Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerekir. Bu durumda mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2008/977, K. 2008/6244, 6 Mayıs 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama