KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/10492 E., 2010/774 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, kendine ait minibüs hattını davalıların murisi ...’a kiraya verdiğini, ...’nın ölümünden sonra hattı geri almak için mirasçılarına başvurduğunu, ancak davalıların minibüs hattının borçlarını kendisinin ödemesini söylediklerini, kendisinin de hattı geri alabilmek için davalıların ve murislerinin vergi, SSK ve Bağ-Kur prim borçlarını ödediğini, davalıların kendisine ödeme yapmamaları nedeniyle icra takibi yaptığını, davalıların takibe haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek, davalıların takibe vaki itirazlarının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, ibraz edilen ödeme belgelerinde davalıların ödeme yaptığının gözüktüğü, davacının ödemeleri kendisinin yaptığına dair belge ibraz edemediği, davacının teklif ettiği yemini davalıların ifa ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıların murisine kiraya verdiği minibüs hattını geri alabilmek için davalılar ve murislerinin vergi borçları ile SSK ve Bağ-Kur prim borçlarını ödediğini, davalıların kendisine ödeme yapmadıkları gibi yaptığı icra takibine de davalıların itiraz ettiğini ileri sürerek takibe vaki itirazların iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalılar, davacıya borçları olmadığını savunmuşlardır. Davacı ile davalıların murisi ... arasında davacıya ait minibüs hattının kiralanması hususunda sözleşme imzalandığı
2009/10492-774
dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı, davalıların vergi ve prim borçlarını ödediğine ilişkin ödeme belgesi asıllarını ibraz etmiştir. Ödemeye ilişkin belge asıllarının davacının elinde olması ödemeleri davacının yaptığına karine teşkil eder. Aksi de davalı tarafça ispat edilmemiştir. Davaya konu sözleşmede bu borçların davacı tarafından ödeneceğine ilişkin herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır. Bu husus da davalı tarafça ispatlanamamıştır.
Öyle olunca makbuzlarda belirli miktar kadar davacı BK.410 ve devamı maddeleri hükmüne göre vekaletsiz olarak ... yapıp davalıları borcundan kurtarmıştır. Bu nedenle yapmış olduğu ödemeleri isteyebilir. Mahkemece davacının davalılar adına yaptığı ödemeler belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/10492, K. 2010/774, 28 Ocak 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama