KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/12063 E., 2010/3783 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2010
Karar Metni
395 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
1-... 2-... vekili avukat ... ile ... vekili avukat ... aralarındaki dava hakkında ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.12.2008 tarih ve 327-318 sayılı hükmün Dairenin 28.5.2009 tarih ve 4523-7377 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde taraflar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar,davalının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/442 sayılı dosyasında, 760.000 USD taşınmaz satış bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte iadesini talep ettiğini, 14.06.2007 tarihli celsede ise faiz talebinden vazgeçtiğini,mahkeme ilamını ... 8.İcra Müdürlüğünün 2007/12353 esas sayılı dosyası ile takibe koyduğunu, sözkonusu ilamda 760.000 USD’den dolayı faize hükmedilmemiş olmasına rağmen, takip talebinde 203.851,00 YTL takip öncesi faiz talebinde bulunulduğunu,ayrıca 72.048,00 YTL fazla ana para istendiğini ileri sürerek, 266.605,38 YTL’den borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile kabul edilen miktarın %40'ı oranında tazminatın davalıdan tahsiline dair verilen karar dairemizce onanmış ve taraflar bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmayan davacının tüm karar düzeltme isteğinin reddine, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Borçlu tarafından açılan menfi tespit davasında İİK.nun 72.maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olmasının yanısıra kötüniyetli bulunması da şarttır. Diğer bir değişle davalı alacaklının icra takibinde haksız olması tazminata hükmedilebilmesi için yeterli olmayıp ayrıca kötüniyetli bulunması gerekir. Davacı bu davada davalının kötüniyetli olduğunu iddia ve ispat etmemiştir.
Kaldı ki somut olay değerlendirildiğinde davalının kötü niyetli olmadığı da anlaşılmaktadır.Mahkemece davalı aleyhine inkar tazminatına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken, sehven onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının karar düzeltme isteğinin kabulü ile, Dairemizin onama kararının diğer kısımları aynen kalmak üzere, bozulmasına, ancak bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzelterek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/12063, K. 2010/3783, 24 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama