KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/1275 E., 2009/6857 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi(tüketeci Mahkemesi Sıfatıyla
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, telefon abonesi olan davalının fatura bedelini ödemediğini girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı,davacı idarenin evindeki telefonun ankesörlü telefon gibi kullanıldığını kabul edip buna göre hesaplama yaptığını,davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,30.5.2008 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak 6.539.89 YTL asıl alacak ve 2.266.59 YTL gecikme zammı üzerinden itirazın iptaline,alacak likit olmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67 inci maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş olması gerekli değildir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir. Durumda ise alacağın likit ve beli olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması şart değildir.
2009/1275-6857
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3—Gecikme zammı niteliği itibarıyle faizdir ve muaccel bir borcun borçlusu, alakalının ihtarıyla mütemerrit olur. (BK. 101 madde) davacının davalıyı icra takibinden evvel temerrüde düşürdüğüne dair dosyada bir delil bulunmamaktadır.O nedenle 2.266.59 YTL gecikme zammı (faiz)e hükmedilemez. Hal böyle olunca davalı icra takip tarihinden itibaren temerrüde düşmüş sayılır. Bu nedenle asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanarak itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/1275, K. 2009/6857, 18 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama