KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2104 E., 2009/9550 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı apartmanın kuyu suyu atık su abonesi olduğunu, atık su borcunun ödenmediğini, icra takibinede itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, abonelik sözleşmesi bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasında imzalanmış bir abonelik sözleşmesinin bulunmadığı, davalının res'en kuyu suyu atık su abonesi yapıldığı, davacı idarenin icra takibinde asıl alacak olarak 44.085,88 YTL işlemiş faiz olarak 53.264,54 YTL talep ettiği ve işlemiş faizin 6183 sayılı yasa uyarınca hesaplandığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirki davalı ile davacı arasında imzalanmış bir abonelik sözleşmesi bulunmadığı ve davalının resen abone yapıldığı belirgin olup, bu durumda asıl alacak kısmına uygulanacak gecikme faizi hususunda bir kararlaştırma bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında fatura bedeline 6183 sayılı yasadaki
2009/2104-9550
gecikme faizi oranlarının uygulanacağına dair bir kararlaştırma olmayıp, özel hukuk kurallarına tabi olan davacı idarenin tek taraflı olarak belirlediği faiz oranlarının uygulanamayacağı sabit olduğuna, göre davacı alacağına yasal faiz oranında faiz uygulanması gerekir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek, davacının asıl alacak miktarına yasal faiz uygulanarak davacının talep edebileceği gecikme faizi miktarının hesaplanması gerekirken, 6183 sayılı yasadaki oranlar uygulanmak suretiyle belirlenen gecikme bedeline hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2104, K. 2009/9550, 7 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama