KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2105 E., 2009/9551 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketten satın alıp diktiği biber fidelerinin ayıplı olması nedeniyle ürün alamadığını, delil tesbitiyle bu hususun saptandığı belirterek uğradığı 20.424,17 YTL zararından fazla hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5500 YTL'nin davalıdan tahsilini istemiş, birleşen davada ise, asıl davada fazlaya dair haklarına mahkemece değinilmediği, tespit dosyasında hesaplanan zararın dikkate alınarak 15.000 YTL için takip yaptığını, ancak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, her iki davanında reddini savunmuştur.
Mahkemenin, asıl davanın kabulüne dair 19.3.2007 tarihli kararının davalı temyizi üzerine bozulması sonucu her iki dava dosyasının birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda, asıl davada 3.591,00 YTL.nin davalıdan tahsiline, birleşen davada ise 10.424,00 YTL.lik kısma vaki itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Mahkemenin asıl davanın kabulüne dair 19.3.2007 tarihli kararının temyizi üzerine dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucu verilen bozma kararında, davacının davada
2009/2105-9551
sadece gelir kaybı nedeniyle uğradığı zararı istediği belirtilerek, davalıya ödemek zorunda kaldığı fide bedeli ile yaptığı masrafları isteyemeyeceği belirtilmiştir. Davacı, birleşen davada ise yaptığı masraflara ilişkin talepte bulunmuş, mahkemecede birleşen dava yönünden sadece yapılan masraflar hususunda karar verilmiştir.
Davacı asıl davada uğradığı gelir kaybını istemiş olmakla sözleşmeyi sona erdirmiş olup, birleşen davada ise sanki sözleşme halen devam ediyormuş gibi masraf talebinde bulunamaz. Kaldı ki, gelir elde etmek için masraf yapılmasıda olağan olup bu nedenle masraf talebinde bulunması olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2105, K. 2009/9551, 7 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama