KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2176 E., 2009/6531 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ...’nin toplu konut alanında yer alan arsalardan 1 nolu parselin ı 13.11.1997 tarihli encümen kararı ile kooperatiflerine tahsisinin yapılıp, bedelini ödediklerini, ayrıca yaptırılacak inşaata ilişkin olarak projelerinin çizdirildiğini ve bunun için 17.509 YTL. ödeme yapıldığını, ancak tapu devrinin verilmediğini ve bu nedenle inşaata başlanamadığını ileri sürerek, tapunun iptali ile adına tesciline, mümkün olmazsa, ödenen satış bedeli 5.400 YTL.nin bugünkü değeri 35.000 YTL. ile 17.509 YTL. proje bedelinin ödeme tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının ancak ödenen bedeli talebe hakkının bulunduğunu, tapusunu almadığı taşınmaz için proje bedeli ödemesinin de kendi kusurundan kaynaklandığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ödenen satış bedelinin güncellenen değeri 35.000 YTL. ile 17.503 YTL. proje bedeli toplam 52.503 YTL.nin dava tarihinden yasal faiz yürütülerek tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı ile yapılan arsa tahsis sözleşmesi gereğince, tahsis edilen 1 nolu parselin tapu
2009/2176-6531
ferağı verilmediğinden, satış bedelinin güncel değeri ile inşaata başlanacağına güvenerek harcanan proje bedelinin tahsilini eldeki bu dava ile talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, bu hali ile, taşınmaz satışından kaynaklanmaktadır. Yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak, resmi merciler önünde yapılmış bir satış sözleşmesi olmadığından, yapılan arsa satış işlemi MK.706, BK.213 Tapu Kanunun 26.maddesi hükmüne göre geçersizdir.
Bu nedenle taraflar ancak verdiklerini isteyebilirler. Ancak, hukuken geçersiz sözleşmeler haksız iktisap kuraları uyarınca tasfiye edilir iken denkleştirici adalet kuralı hiç bir zaman göz ardı edilmemelidir. Bu husus hem hakkaniyetin hem gerçek adaletin bir gereğidir. Bu bakımdan iadeye karar verilirken satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve o şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır.
Alacaklının akdi sorumlulukta borçludan hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi nedeni ile tazminat isteyebilmesi için bu yüzden bir zarara uğraması ve isteyebileceği zararın da, müsbet ya da menfi zarar şeklinde olacağı ve mahkemece de menfi ya da müsbet zarardan sadece birine hükmedilebileceği gözetildiğinde ve mahkemece ödenen satış bedelinin yukarıda açıklanan şekilde denkleştirici adalet ilkesi gereğince ulaştığı değerine karar verildiğine göre, ayrıca geçersiz sözleşmeye dayanılarak inşaatın yapılacağına güvenerek harcanan proje bedelinin de davalıdan tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2176, K. 2009/6531, 14 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama