KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2653 E., 2009/10510 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı konut kredisi kullanan davalının borcunu ödeyemediğini, kendisine karşı uyarlama davası açtığını kesinleşen dava sonucunda 4.462.361,643 TL’na uyarlanan borcun 28.12.1998 tarihinden itibaren 102 taksit halinde ödenmesinin hükme bağlandığını, davalının bu taksitleri de ödemediğini, sözleşmenin 18. maddesi hükmünce borcun tamamının muaccel hale geldiğini ve işlemiş faizleriyle birlikte 35.380.564.050 TL’na ulaştığını ileri sürerek bu paranın 28.12.1998 tarihinden itibaren %150 temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarındaki uyarlama davası devam ederken davacının kendisine karşı takip başlatıp ipotekli evini icraen sattırdığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 8.4.2008 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak ve icra dosyası nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla 20.794,43 YTL’nın davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden 14.6.2003 tarihine kadar %126 bu tarihten sonra olan %109,6 faiz ve faizin %5’i oranında BSMU uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı savunmasında davacı ile aralarındaki uyarlama davası devan ederken kullanılan kredi borcu nedeniyle ipotekli bulunan taşınmazın icraen satıldığını, satış parasının borçtan mahsup edilmediğini, savunmuştur. Hâl böyle olunca ... 22.İcra Müdürlüğünün 1986/52 esas ve ... 26.İcra Müdürlüğünün 1996/438 esas sayılı icra takip dosyaları da getirtilmek suretiyle davalıya ait ipotekli taşınmazın icraen satışı nedeniyle elde edilen paranın borca mahsup edilip edilmediği, edilmemiş ise bu satış bedelinin mahsubundan sonra davacının alacaklı bulunduğu miktar tereddüde mahal bırakmayacak şekilde alınacak ek bir rapor ile belirlenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönün gözetilmemiş olması, usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Davalı bu davada kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Reddedilen miktar üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanarak Vekalet Ücretinin davalı yararına hükmedilmemiş olması, kabul şekli bakımından usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2653, K. 2009/10510, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama