KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2782 E., 2009/10688 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,11.03.2005 tarihinde Silifke Mal Müdürlüğü'nün yaptığı ihale sonucunda Silifke ilçesi Esenbel köyü ... mevkiinde bulunan 1434 parsel sayılı ve koydan 29345,88m2 yüzölçümlü taşınmazı satın aldığını, ödemelerin bir bölümü taksitli olduğu için tapu kaydını 19.03.2007'de devraldığını taşınmazı ise 06.04.2007'de resmen teslim aldığını, Kadastro Müdürlüğü'ne yaptırdığı aplikasyon sonucu ihale şartnamesinde, tapu kaydında, satış sözleşmesinde ve yer teslim tutanağında belirtilen miktardan daha az olduğu,
taşınmazın yüzölçümünün 25998,74 m2 olduğunun belirlendiğini, tapu kaydında yazılı miktar ile gerçek miktar arasında 3347,14 m2 fark karşılığı 25.773,00 YTL zarara uğradığını ileri sürerek, 25.773,00 YTL'nin 11.03.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ihalenin yasal kural ve prosedüre uygun olarak yapıldığını, taşınmazın miktarının ihaleden önce hiç bir yanılsamaya meydan bırakmayacak şekilde saptanarak taşınmazın ihaleye hazır hale getirildiğini, davacının da ihale koşullarını inceleyerek ve kabul ederek ihaleye katılıp taşınmazı devir ve teslim aldığını, taşınmazın gerçek yüzölçümünün mahkemece yapılacak keşif aracılığıyla belirlenmesi gerektiğini beyanla davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık tapulu taşınmazın satışından kaynaklanmaktadır. Borçlar Kanunu’nun 215/1 2009/2782-10688
maddesine göre,hilafına mukavele mevcut değilse,satılan gayrimenkul satım senedinde yazılı ölçü miktarını ihtiva etmediği takdirde, satıcı noksanını alıcıya tazmin etmekle mükelleftir.Dava konusu taşınmazın satış tarihinde resmi bir ölçüme dayandığı ihtilaf konusu değildir.
Aynı yasanın 1.maddesinin ikinci cümlesinde ise, satılan gayrimenkul resmi bir mesahaya müsteniden sicilde yazılı olan ölçü miktarını ihtiva etmediği takdirde, bayi, tahsisen taahhüt altına girmemiş ise tazmin ile mükellef değildir hükmünü ihtiva etmektedir.Davalının taşınmazın satışı için yaptığı ihale ve diğer tüm işlemlerde, tahsisen taahhüt anlamında bir taahhüdünün bulunduğu iddia edilmediği gibi,yargılama aşamasında da ispat edilememiştir.
Davalının yapmış olduğu ihale aşamasındaki satış ilanlarına ilişkin resmi yazılar ile tapu kaydı Borçlar Kanunu’nun 215. maddesi anlamında tahsisen taahhüt anlamı taşımaz. Bu nedenle tapuda yazılı resmi kayıtlara göre yapılan satış sonucunda, taşınmazın eksik çıkmasından dolayı davalıyı sorumlu tutmak mümkün değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2782, K. 2009/10688, 30 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama