KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2909 E., 2009/10920 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Banka, dava dışı ... ... ile imzalanan taşıt kredisi rehin sözleşmesini, davalının da kefil olarak imzaladığını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi üzerine asıl borçlu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlattıklarını, ne var ki rehinli aracın satılıp paraya çevrilmesine rağmen dosya borcunu karşılamaması nedeniyle rehin açığı belgesi alındığını ve ilamsız takip başlatıldığını, davalı hakkında ise ... 13. İcra Müdürlüğünün 2006/10671 E. sayılı dosyası ile ayrı bir takip yapıldığını ileri sürerek, takibe yapılan itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 4077 sayılı yasanın 10/III. maddesi gereğince asıl borçluya başvurulmadan kefilden borcun ifasının talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Banka ile dava dışı asıl borçlu ... ... arasında imzalanan taşıt kredisi ve rehin sözleşmesine davalının da kefil olduğu, ödemelerin yapılmaması üzerine davacı bankanın asıl borçlu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatmış olduğu icra takibinde, aracın paraya çevrilmesine rağmen alacağı karşılamadığı, alınan rehin açığı belgesine dayanılarak da ayrıca bir ilamsız takip başlatıldığı dava dilekçesindeki beyanlardan anlaşılmakta olup, davacı Banka kefil olan davalı hakkında başlatılan icra 2009/2909-10920
takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmışsa da, asıl borçlu hakkında başlatılan, dava dilekçesinde sözü edilen ilamsız icra takibinin akibeti konusunda dosyada herhangi bir bilgi bulunmamaktadır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 10. maddesinin 3. fıkrası gereğince davacı banka asıl borçlu aleyhine icra takibi yapıp, takip semeresiz kalmadıkça kefilden borcun ifasını isteyemeyeceğinden, dava konusu olayda asıl borçlu hakkında başlatılan ilamsız icra takibinin akibeti araştırılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, açıklanan husus gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2909, K. 2009/10920, 5 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama