KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/2963 E., 2009/11202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
318 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ... ile domates yetiştirme ve alım sözleşmesi yaptıklarını, diğer davalıların sözleşmenin kefili olduğunu, davalının sözleşme gereği 35.000 kg domates teslim etmeyi taahhüt etmesine rağmen 1197 kg teslim ettiğini, bu nedenle piyasadan yüksek fiyatla domates satın aldıklarını öne sürerek, sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle 3.042,27 YTL cezai şart, 4.232,14 YTL uğranılan zarar karşılığı tazminat ve 679,14 YTL davalının cari hesap borcunun, davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, cezai şart 1/2 oranında indirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davalıların diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının domates yetiştirme ve alım sözleşmesine aykırı davranarak, yetiştirdiği domatesleri üçüncü kişilere sattığı, kendisinin sözleşmede öngörülen fiyatlardan daha yüksek bedelle domates satın aldığı için uğradığı zarar ve ceza-i şartın tahsili istemiyle, bu davayı açmıştır. BK'nun 159.maddesi gereğince, şart olunan ceza miktarından daha fazla zarara duçar olan alacaklı, borçlunun bir kusuru olduğunu ispat etmedikçe, fazlasını isteyemez. Bu yasal düzenleme gözetilmeksizin, ceza-i şart ve zarara birlikte hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3-BK 484 maddesi gereğince kefalet sözleşmesinin yazılı yapılması ve kefilin sorunlu olacağı miktarın gözetilmesi geçerlilik koşuludur. Taraflar arasında yapılan sözleşmede kefillerin sorumlu olacağı limit belirlenmediğinden geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığının kabulü mümkün değildir. Kefiller aleyhine açılan davanın reddi kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/2963, K. 2009/11202, 12 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama