İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/3362 K.2009/13126

Taraflar arasındaki eksik ödenen daire bedelinin ödenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmenkabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ve davalı ... avukatınca duruşmalı, M. ... ...…

Esas2009/3362Karar2009/13126Tarih12 Kasım 2009Okuma6 dk · 1.291 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/3362 E., 2009/13126 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2009
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.291 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki eksik ödenen daire bedelinin ödenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmenkabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ve davalı ... avukatınca duruşmalı, M. ... ... avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalılardan ... ve ... ...'nin arsa sahibi olarak diğer davalılar ..., ... ve ...'nin ... Yapı Birliği kurucusu ve müteahhiti olarak 8.8.1995 tarihli kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile 5, 8, 11, 12 ve 13 nolu parseller üzerinde tevhitle 14 nolu parsel üzerinde, daire yapmayı kararlaştırdıklarını ve ev sahibi olmak amacıyla ...

Yapı Birliği başkanı davalı ... ile üyelik sözleşmesini imzalayarak yapı birliğine üye olduğunu, tüm aidat ve ödemelerini yerine getirerek çekilen kur'a ile kendisine düşen daireyi teslim alıp oturduğunu, ancak tapu devrinin yapılmadığını, kaldı ki, arsa sahiplerinin men'i müdahale ve tazminat davası açarak tahliye ve teslim için icra takipleri başlattıklarını, davalı arsa sahiplerinin dairelerini teslim almadıklarından eksikliklerin de giderilemediğini, tüm üyelerin yapı birliği üyeliğini devir alarak bütün eksiklikleri tamamlamak üzere faaliyette bulunduklarını ileri sürerek, dairesi üzerinde hapis hakkı tanınmasına,

14 nolu parsel üzerinde kat irtifakı kurularak

2009/3362-13126

dairesinin davalı arsa sahipleri adına olan tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiş, aynı nedenle 17 yapı birliği üyesinin açtığı davalar da eldeki dava ile birleştirilmiş, yine davacı ve 14 arkadaşı tarafından davalı ... aleyhine , üye başına arsa sahiplerine 3.000 YTL. ödeyerek müteahhidin arsa sahiplerine olan taahhütlerini yerine getirerek, karşılığında arsa sahiplerinden tapularını devir aldıklarını, aslında müteahhidin yükümlülüğünde olan işleri kendilerinin tamamlaması nedeni ile müteahhidin sebepsiz olarak zenginleştiğini ileri sürerek, 3000'er YTL.nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.

Davalılardan ... ..., ... ve ..., sözleşme şartlarının birlik üyeleri tarafından yerine getirilmediğini, inşaat sözleşmesine uygun olarak inşaatın tamamlanıp kendilerinin kur'a çekimine çağrılmadıklarını, bu nedenle davanın reddini dilemişler, davalı ... da, savunmasında ve karşı davasında; arsa sahiplerinin davete rağmen daireleri seçip teslim almadıklarını, arsa sahiplerine ait daireler ayrıldıktan sonra, kur'a çekimi ile üyelere dairelerinin teslim edildiğini, ancak davacı üyeler tarafından daire bedellerinin tamamı ödenmediğinden, daire bedelleri belirlenerek, eksik ödenen bedelden şimdilik fazla hakları saklı kalarak ayrı ayrı 2.000 YTL.nin tarafına ödenmesine karar verilmesini istemiş ıslah ile her bir davacı için talebini artırmıştır.

Mahkemece, asıl dava açısından davacıların tapu iptali ve tescil davasından feragat ettiğinden bu davaların feragat nedeni ile reddine, davalı ... tarafından açılan karşı davaların kısmen kabulüne ikinci kez ıslah olmayacağından faiz talebinin reddine ve birleşen davaların da reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2)Davalı arsa sahipleri ... ve ... ... ... ile müteahhit ... Yapı Birliği adına kurucu üyeler ..., ... ... ve ... ... arasında imzalanan 8.8.1995 tarihli arsa karşılığı inşaat sözleşmesi ile, inşaa edilecek yapıların % 28'nin arsa sahiplerine kalanının yapı birliğine ait olacağının kararlaştırıldığı, her bir davacının davalı ... yapı birliği başkanı ... ile yaptığı " ... Yapı Birliği Üyelik Sözleşmesi " ile yapı birliğine üye olduğu, yapılacak aylık ödemelerin ne şekilde olacağının sözleşmede

2009/3362-13126

belirlendiği, aylık inşaat bedeli üzerinden birlik yöneticilerine %5'lik emek bedelinin ödeneceğinin ve üyelerin arsa sahipleri ile yapılan inşaat sözleşmesi hükümlerini kabul ettiklerinin kararlaştırıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan 15.3.2007 havale tarihli bilirkişi raporunda da açıklandığı gibi, her bir davacı üyenin yapı birliğine ödemelerinin en son 2001 yılında yapıldığı, inşaatın bitirilme oranının %85 civarında olduğu ve her bir üyenin ödediği tutarın inşaatın bitirilme oranına göre ödemesi gereken tutardan mahsubu ile bakiye tutarlar açısından davalı ... tarafından açılan karşı davalar kabul edilmiştir.

Ancak yapı birliğine üye davacılar tarafından, her bir üyenin arsa sahiplerine 3000'er YTL. ödeyerek tapularını aldıklarını, dairelerdeki eksikliklerin bu şekilde tamamlandığını, bu nedenle davalı ...'ın sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek açılan davalar ise, davalının eksik bıraktığı hizmet ve ürün bedellerinin davacı üyelerin ödemelerinden daha fazla olduğu gerekçesi ile reddedilmiştir.

Gerçekten de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, yapı birliği üyelerinin sonradan yaptırdığı işlerin yapılan hesaplamaya dahil edilmediği açıklanmıştır.

Davacı birlik üyeleri ile arsa sahipleri arasında yapılan 19.12.2002 tarihli sözleşmede de birlik üyeleri tarafından arsa sahiplerine eksiklikler bedeli olarak 3000'er YTL.nin ödenmesi karşılığında üyelere tapu devirlerinin verileceği kararlaştırılmış ve arsa sahipleri tarafından tapu devirleri verildiğinden davacılar tarafından açılan tapu iptali ve tescili davalarından 1.4.2003 tarihinde feragat ettikleri anlaşılmıştır.

Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, inşaatın hali hazır durumu ve keşif tarihi itibariyle %85 oranında tamamlandığı açıklanmış olmakla ve davacı üyeler eksikliklerin çoğunun taraflarından yapıldığını ileri sürmekle, davacı üyeler tarafından ödendiği bildirilen 3.000'er YTL.nin karşılığı olarak hangi işlerin yapıldığının tesbiti, uyuşmazlığın çözümünde önem arzetmektedir. Bu nedenle, davacı üyeler tarafından yapıldığı bildirilen işler ile davalı tarafından yapılan işler karşılaştırılarak tarafların borç ve alacaklarının belirlenmesi gerekir.0 Mahkemece bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde birleşen davaların reddi usul ve yasaya aykırı olup, temyiz eden davacılar yararına bozmayı gerektirir.

3-Davalı ...'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; birleşen 2002/673 esas sayılı dosyada davalının, ... aleyhine açtığı karşı dava, bilirkişi raporunda ... adı ile bir ödemeden

2009/3362-13126

bahsedilmediğinden bahisle reddedilmiştir. Oysa dosyadaki bilgi ve belgeler ile devir sözleşmesinden davacı-karşı davalı ...'nin 4 nolu daireyi dava dışı ... ...'den devir aldığı ve ... ... tarafından da yapı birliği üyesi olarak ödemeler yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı-karşı davalı ... ile devir eden ... ... arasındaki hukuki ilişki değerlendirilerek yapılan ödemelere göre, karşı dava ile talep edilen miktarın belirlenmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya ayıkırı olup bozma nedinidir.

Davacı-karşı davalı ... aleyhine açılan karşı davada da, karşı davacı ...'ın bu davalı açısındanharcı yatırılmış usulüne uygun bir ıslahı bulunmadığından talebe bağlı kalınarak karar verilmişse de, kabule göre fazla hakları saklı tutulmadan fazla isteğin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

DaValı-karşı davacı ... karşı dava dilekçesi ile , birlik üyesi her davacı için ayrı ayrı 2.000 YTL.nin ödetilmesini istemiş, faiz talebinde bulunmamıştır. 8.6.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile de, talep ettiği meblağları bilirkişi raporunda belirtilen değerlere yükseltmiş ve harcını yatırmış yine faiz talebinde bulunmamıştır.

Ancak, 11.9.2007 tarihli celsede bilirkişi raporu ile belirlenen bedellerin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, bu celse hazır bulunan davacı-karşı davalılar vekili avukat ... buna karşı bir beyanda bulunmamıştır. Davalı -karşı davacı bu kez 8.10.2007 havale tarihli dilekçesi ile alacaklarına faiz yürütüllmesi isteğini tekrar etmiş, bu dilekçe davacı-karşı davalı vekiline 17.10.2007 tarihinde tebliği edilmiş ve herhangi bir beyanda bulunulmamıştır.

Davalı-karşı davacının faiz talebinin yenilendiği 8.12.2007 tarihli celsedeki beyanına karşı ise davacı-karşı davalılar davayı genişletme talebini kabul etmediklerini açıklamışlardır.

Dava açılmasının sonuçlarından biri de, davacının dava açıldıktan sonra davasını genişletmesinin ve değiştirmesinin yasak olmasıdır. HMUK'nun 185/2 maddesesi gereğince davacı davalının rızası olmaksızın davasını genişletemez ve değiştiremez. Buna göre, davacı ancak davalının rızası veya ıslah yolu ile yargılamanın bitimine kadar davasını değiştirip genişletebilir. Yine HMUK'nun 83/2 maddesine göre de, davacı bir davada ıslah hakkını ancak bir defa kullanabilir. Davacı talep miktarını verdiği ıslah dilekçesi ile artırmış olmakla birlikte, yukarıda açıklanan 185/2 maddeye göre davasını (talep sonucunu) tekrar değiştirip genişletmesi davalının rızası ile herzaman mümkündür.

2009/3362-13126

Davalının talep sonucunun artırılması ve genişletilmesine rızası açık olabileceği gibi, zımni de olabilir. Davalı-karşı davacının faiz isteğini bildirdiği celsede hazır bulunan davacı-karşı davalılar vekili bir itirazda bulunmadığı gibi, faiz isteğini içeren 8.10.2007 tarihli dilekçenin kendisine tebliğine rağmen de bir itirazda bulunmamıştır. Bu şekilde faiz isteğine yönelik olarak davacı-karşı davalıların zımnen muvafakat ettiklerinin kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle karşı dava ile kabul edilen tutarlara faiz yürütülmesi gerekirken mahkemece iki kez ıslahın mümkün olmadığından bahisle, faiz isteğinin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya aykırı olup, hükmün davalı-karşı davacı ... lehine bozulmasını gerektirir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı-karşı davalılar yararına, 3. Bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 14.00 TL temyiz harcının istek halinde davalı ...'ye iadesine, peşin alınan 55.00 TL temyiz harcının istek halinde karşı davacı ...'na iadesine ve yine peşin alınan 1.385.00 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/3362, K. 2009/13126, 12 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/3362
Karar No
2009/13126
Tarih
12 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/3364 K.2009/20104
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/3366 K.2009/10209
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/3368 K.2009/5981
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/3368 K.2009/10187
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2009/3372 K.2009/13079
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2009/3377 K.2009/6355

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.