Davacı, davalının kayınbiraderi olup, 4.5.20004 tarihinde Noterde düzenlenen gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi ile (11) nolu daireyi satın aldığını, 28,000 YTL ödediğini, Davalının taşımazı 13.11.2007tarihinde sattığını öğrendiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 28.000 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Davalı, Davalının iyi niyetli olmadığını, taşınmazın Davacı’nın eşi olan kardeşi ... adına kayıtlı iken, ... isimli dava dışı üçüncü şahsa satıldığını, muvazaa sebebiyle açılan dava sonucu taşınmazın tekrar ... adına kaydedildiğini, yapılan ihale sonucu ...’un taşınmazı tekrar satın alıp,kendisine 22.8.2003 tarihinde sattığını, akabinde Davacı’ya satış vaadi sözleşmesi ile devrettiğini, tapuda devir için kardeşi ...’ye vekalet verdiğini, ancak 13.11.2007 tarihine kadar devir için girişimde bulunmadıklarını,
borçlarının bulunması nedeniyle taşınmazı satılığa çıkarttığını ve alıcıyla görüşmek suretiyle 13.11.2007 tarihinde taşınmazı 3. kişiye kendisinin sattığını, aynı gün tahliye taahhüdü ve diğer borçları ödeme taahhüdünde bulunduğunu, satıştan haberi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi doğrultusunda davaının kısmen kabulü ile 8.240,00 YTL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin 2009/4499-14350
takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı’nın tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasaında düzenlenen Gayrimenkul Satış Vaadi sözleşmesine konu taşınmazın 13.11.2007 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye devredildiği uyuşmazlık konusu değildir. Taşınmazın 13.11.2007 ve dava tarihi olan 23.1.2008 tarihi itibariyle değerinin 117.000 YTL olduğu da yaptırılan keşif ve alınan blirkişi raporu ile kanıtlanmıştır.
Öte yandan Davalı tarafından Davacı’ya yapılan ödemeler ve Davacı’nın ortak olduğu şirketin aldığı kredilerin kapatılması ve banka hesabına yapılan ödemelerin belgesinin bulunduğu, bunların tutarının 94.106 YTL olmasına karşın kalan 22.894 YTL’nin belgesinin bulunmadığı mütalaa olunmasına karşın, mahkemece sadece 8.240 YTL üzerinden davalı yana yemin hakkı hatırlatılmış, ancak kalan miktar üzerinden ispat külfeti davalıda olduğu halde bu husus üzerinde durulmadan hüküm tesis edilmiştir.
Öyle olunca, mahkemece 22.894 YTL ödemeye ilişkin savunma üzerinde durulmalı, 8.240 YTL’nin de kabul edildiği nazara alınarak bu miktarın mahsubuyla kalan 14.654 YTL yönünden ispat külfetinin davalıda olduğundan, ödemeye ilişkin olarak davalıya davacı tarafa yemin teklifine hakkı olduğu hatırlatılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir
SONUÇ; Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 112,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 333,00 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, 9.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.