KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/4941 E., 2009/11182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmiş isede dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evrak üzerinde yapılmasınakarar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 30.11.2005 tarihinde davalı ... Tic. ve Tur.Ltd.Şti.’den araç satın aldığını, daha sonra aracın boya kalınlığının normal araçlardan farklı olduğunu öğrendiğini, davalılara yazılı olarak bildirmesine rağmen olumlu yanıt alamadığını,bunun üzerine Hakem Heyetine başvurduğunu, Hakem Heyeti tarafından tayin edilen bilirkişinin üretim hatası tespit ettiğini, Hakem Heyetinin de gizli ayıbı tespit ederek 8.000YTL’nin iadesine karar verdiğini, bu karar karşılıksız kalınca davalılar hakkında icra takibi başlattığını, davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek vaki itirazın iptalini ve %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının BK.198. maddesine göre makul sürede dava açmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 30.11.2005 tarihinde davalı ... Tic. ve Tur. Ltd. Şti.’den araç satın aldığı, 28.09.2007 tarihinde aracı satmak üzere galeriye götürdüğünde galerici tarafından yapılan inceleme sonucunda boya kalınlığının farklı olduğunu öğrendiği, 05.10.2007 tarihinde davalı ....
A.Ş.’ye ayıbı bildirdiği, olumsuz yanıt alınca tarihinde Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurduğu, Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin üretim hatası nedeniyle 28.01.2008 tarihli karar ile lehine karar vermesi üzerine 13.03.2008 tarihinde icra takibi başlattığı, davalıların itirazı üzerine bu davayı açtığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Mahkemece ayıbın yasal sürede ihbar edilmediği ve makul sürede dava açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Az yukarıda belirtilen olgular karşısında davacının 4077 sayılı yasanın 4/2 maddesinde öngörülen süre içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu ve makul sürede dava açtığının kabulü gerekir. Mahkemece işin esası incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/4941, K. 2009/11182, 8 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama