KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5333 E., 2009/13370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki taminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıdan 9.5.2006 tarihli sözleşme ile satın aldığı dairenin sözleşme uyurınca 16 ay içinde teslim edilmesi gerekmesine rağmen halen teslim edilmediğini, 13 ay kira kaybının olduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 3000 TL'nın tahsilini istemiştir. Davalı, konutun teslim tarihi hususunda bir taahütlerinin bulunmadığını, sözleşmede kira tazminatında öngörülmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalının temerrüde düşürülmediği, süresinde teslim edilmemesinin yaptırımının da sözleşmede öngörülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, taraflar arasında aktedilen 22.6.2006 tarihli sözleşme ile davalıdan daire satın aldığı, sözleşmenin 3.maddesinde taşınmazın teslim süresinin 16 ay olarak belirlendiği ve 10/8.maddesinde de sözleşmenin 22.6.2006 tarihinde yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin bu hükümleri birlikte değerlendirildiğinde dava konusu dairenin 22.6.2006 tarihinden itibaren 16 ay içinde tesliminin taraflarca kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.
Dairenin teslim süresi sözleşmede belirlendiği içinde davalının ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek bulunmamaktadır. Sözleşmede teslim süresi açıkça belirlendiği için, geç teslim halinde ayrıca kira parasının ödeneceğine dair hüküm bulunmasa dahi davalı geç teslimden kaynaklanan kira kaybını tazminle mükelleftir.
Bu itibarla mahkemece işin esasına girilerek davacının isteyebileceği kira tazminatının miktarının belirlenip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, değinilen bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/5333, K. 2009/13370, 5 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama