KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/5486 E., 2009/10559 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, eşiyle birlikte balayını geçirmek üzere, davalı şirketin işlettiği otelin bir odasını 1-5 Temmuz 2008 tarihini kapsayacak şekilde bir ay önceden kiraladığını, 615 TL ücreti 02.06.2008 tarihinde ödediğini, otelin 5 yıldızlı olmasına rağmen yatak örtülerinin kirli ve yanık olduğunu, WC sinden koku geldiğini, odanın rezerve edilen oda olmadığını, manzarasız olduğunu, zemin kat olup bahçe duvarına baktığını, eşiyle birlikte resepsiyonda uzun süre bekletildiğini, bunun üzerine iptal talebinde bulunduğunu, ... olduğu 615 TL oda ücreti ile 5000 TL maddi, 5000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davalı tarafından davacıya sunulan konaklama hizmetinin ayıplı olduğu kabul edilerek, davacının T.K.H.K.nun 4/A m. sindeki seçimlik haklardan sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesini talep edebileceği ve davalının ödenen bedelden kesinti yapamayacağı nedeniyle 153,60 TL nin davalıdan tahsiline, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalı şirket vasıtasıyla davaya konu 5 yıldızlı otelde balayını geçirmek üzere oda rezervasyonu yaptırdığını ancak davacıya tahsis edilen odanın sözleşmede
2009/5486-10559
öngörülen nitelikleri taşımadığını, odanın hazır edilebilmesi için gün boyunca otel resepsiyonunda bekletildiğini, akabinde otelden ayrıldığını ve tatil beldesinde kendi imkanları ile zorlukla kalacak bir yer bulabildiğini, balayı gibi önemli bir gününün mahvedildiğini belirterek manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davacının, ”insan hayatında çok özel önem ve anlam yüklenen sayılı günlerinden biri olan ve ömür boyu mutlulukla hatırlanması gereken” balayını gereği gibi geçiremediği sabittir. Bu durum, davacının kişilik haklarına saldırı teşkil eder. Mahkemece, uygun bir manevi tazminata hükmetmek gerekirken tümden reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/5486, K. 2009/10559, 29 Eylül 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama