Davacı, davalı adına vekaleten hazineye ait taşınmazı ihaleyle satın aldığını, taşınmazın alımı için peşin ödenen 22.500 YIL'yi kendi hesabından çekerek yatırdığını, ancak davalı tarafından bedelin ödenmediğini ileri sürerek, 22.500 YIL'nin davalıdan tahsilini dilemiştir.
Davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Dava, BK.nun 394/1. maddesinden kaynaklanan alacak davasıdır. BK.nun 394/1. maddesi, "Vekilin usulü dairesinde müvekkilünbihi ifa için yaptığı masrafı ve verdiği avansları, müvekkilin, faizi ile beraber vermesi ve vekilin deruhte eylediği borçlardan onu kurtarması lazımdır." düzenlemesi bulunmaktadır.
Davacı, Adalar ... köyü 100 parsel sayılı taşınmazın ihalesine davalı adına girdiğini ve ihale bedeli olarak peşin ödenmesi gereken 22.500 YIL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı ise, bu paranın ihale yerinde eşi tarafından davacıya verildiğini, davacı tarafından yatırıldığını savunmuştur. Davalı bu savunmasını yazılı belgeyle kanıtlayamamıştır.
İspat yükümlülüğü davalı üzerinde olup, BK.nun 394/1. maddesi uyarınca müvekkil vekilinin yaptığı giderleri ödemekle yükümlüdür. Müvekkil hesabına alınan malın bedelinin ödenmesi gibi giderler de masraf kavramı içerisinde değerlendirilmelidir. (... Borçlar Kanunu şerhi 2003 baskı 7. Cilt. Sh 8712) Davalı bu masrafı ödediğini ispatlayamamıştır. Miktar itibariyle tanık dinlenmesi de mümkün değildir. Bu durumda Mahkemece 22.500,
2009/6399-14349
YTL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.