KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/6715 E., 2009/11681 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2009
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, ...’da tatilde olduğu sırada ... Alışveriş Merkezinde bulunan ... Mağazasında alış veriş yaptığı sırada giyinme kabininde bulunan pantolonunun cebinden cüzdanının çalındığını, mağazada güvenlik kamerası olmaması nedeniyle hırsızlık olayının failinin tespit edilemediğini ileri sürerek, uğramış olduğu zararlar nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 1.000,00 YTL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
... Alışveriş Merkezi Yatırım ve Yönetim A.Ş., Depo Alışveriş Merkezi sahibi olduklarını, davalı olarak gösterilen “Depo Alışveriş Merkezi Müdürlüğü”nün ise kendileri ile ilgisi olmayıp, tüzel kişiliğinin de bulunmadığını savunarak, davanın husumet nedeniyle reddini talep etmiş, Aydınlık Uluslararası Ticaret A.Ş. ise, davanın “... Mağazası Depo Şubesi” ünvanlı firmaya yöneltilmiş olması nedeniyle dava dilekçesine ilişkin tebligatı iade ettiklerini belirtmiştir.
Mahkemece, davalıların taraf sıfatı bulunmadığından, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, Deepo Alışveriş Merkezinde bulunan ... Mağazasında alış veriş yaptığı sırada cüzdanının 2009/6715-11681
çalındığını belirterek, uğradığı zararlar nedeniyle tazminat istemiyle eldeki davayı açmış, “Depo Alışveriş Merkezi Müdürlüğü” ile “... Mağazası Depo Şubesi”ni de davalı olarak göstermiştir. Oysa davalı olarak gösterilen Müdürlük ve Şubenin tüzel kişilikleri mevcut olmayıp, davanın “... Alışveriş Merkezi Yatırım ve Yönetim A.Ş.” ile “Aydınlık Uluslararası Ticaret A.Ş.”ne yöneltilmesi gerekirken, tarafta değil, temsilde hata yapıldığı anlaşılmaktadır.
Bu gibi durumlarda HUMK’nun 39/1-2. maddeleri gereğince davacıya, davayı gerçek hasma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi gereklidir. (HGK.21.3.1984 T.
1981/4-1103 E. 1984/300 K.) O halde mahkemece, davanın gerçek hasma yöneltilmesi için davacıya mehil verilip, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken, temsilde hata yapıldığı gözardı edilerek, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/6715, K. 2009/11681, 19 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama