KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/8195 E., 2009/13260 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının elma bahçesindeki mahsülünü, 28.8.2000 tarihli yazılı sözleşme ile satın aldığını, peşinat olarak da 2.500.000.000 TL ödediğini, ne var ki mahsülün, kendisi tarafından toplanmasına fırsat verilmeden davalı tarafından toplanarak sözleşmeye aykırı davranıldığını, ... olduğu peşinatın iadesi için başlattığı icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, elma bahçesindeki ürünü davacıya sattığını, ancak ürünün toplanma zamanı geldiğinde, davacının ürünü almaktan vazgeçerek sözleşmeden caydığını, çürümeye başlayan elmaları toplamak zorunda kaldığını, sözleşmeden cayan davacının, ödediği peşinatın iadesini talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin ilk hüküm, davacının temyizi üzerine “davalının uğradığı zarar miktarı hesaplanarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle” bozulmuş, davanın kabulüne ilişkin verilen ikinci hüküm ise, “davalının, davacının alacağından daha fazla zarara uğramış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği” belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak, davanın reddine, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2009/8195-13260
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Dava konusu olayda, davasını ispat edemeyen davacının, takipte kötüniyetli olduğu, sırf davalıyı zarara uğratmak kastıyla hareket ettiği ispat edilemediğine göre davalının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının inkar tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/8195, K. 2009/13260, 16 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama