KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/826 E., 2009/9636 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı ... gelmiş davalılar tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı davalıların murisi ...’dan tapulu taşınmazı 29.5.1990 tarihli tapu harici sözleşme ile 26,4 YTL ye satın aldığını,zilyetliğininde teslim alındığını ancak taşınmazın ifraz edilip müstakil tapusunun alınmış olmasına rağmen kendisine tapu verilmediğini ve tapu iptali ve tescil davasının reddedildiği gibi taşınmazın üçüncü kişiye satılmış olması nedeniyle taşınmazın aynen tescilini olmadığı takdirde yerine taşınmaz verilmesini,oda olmadığı takdirde rayiç değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiş,fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 10.000 YTL nin tahsilini talep etmiştir.8.5.2008 tarihli dilekçesi ile de zararının denkleştirici adalete göre hesaplanarak tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile satış bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının davalıların murisinden 29.5.1990 tarihli tapu harici sözleşme ile tapulu taşınmazdan bir bölümü 26,4 YTL ye satın alarak kullanmaya başladığı,taşınmazın ifrazı yapılıp müstakil tapusu alındığı halde davacıya tapu verilmediği davacının açtığı tapu iptali ve tescil davasının reddine
2009/826-9636
ilişkin karar 11.4.2008 tarihinde kesinleştiği ve taşınmazın 16.3.2006 tarihinde üçüncü kişiye satıldığı hususları dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu taşınmazın tapulu olduğu yönünde bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Tapulu taşınmazın satışına ilişkin sözleşme resmi biçimde yapılmadığından hukuken geçersizdir (MK.634, BK.213, Tapu K.26 ve Noterlik K.60 maddeleri).
O nedenle geçerli sözleşmelerde olduğu gibi taraflarına hak ve borç doğurmaz. Bu durumda taraflar verdiklerini haksız iktisap kuralları gereğince geri isteyebilirler.Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davalı, tapulu taşınmazını 29.5.1990 tarihinde davacıya haricen satıp teslim etmiş ve satış bedeli olan 26,4 YTL yi almıştır. Bu para satış tarihindeki alım gücü ile davalının mal varlığına girip kalmıştır.
Harici satım sözleşmesinde tapunun hangi tarihte verileceği konusunda bir açıklık da bulunmamaktadır.
Diğer yandan iadenin kapsamını belirlemede geçersiz sözleşmenin artık ifa edilemeyeceğinin öğrenildiği tarih önem arzeder. İade hakkını kullanmakta geciken alacaklı kendi kusuru ile artan zararını iade borçlusundan isteyemez.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; davacının sözleşme arkasında yazılı çeklerin keşide tarihinde ödemiş olduğu 26,4 YTL.nin, çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle (azalan alım gücünün) (enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs.) ortalamaları alınmak suretiyle ulaşacağı alım gücü, yukarıda açıklanan ilke ve esaslar altında ve gerektiğinde bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı taraf, hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmeli,
bu yolla belirlenecek miktara istemle de bağlı kalınarak hükmedilmelidir.Mahkemece davacının geçersiz taşınmaz satışı nedeniyle az yukarıda açıklandığı gibi denkleştirme kuralları gözetilerek ödenen satış bedelinin üçüncü kişiye satış tarihi itibarıyla denkleştirilmiş bedelinin tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/826, K. 2009/9636, 9 Temmuz 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama