KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2009/9977 E., 2009/13716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2009
Karar Metni
468 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
aralarındaki dava hakkında Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 21.3.2007 gün ve 38-64 sayılı hükmün Dairemizin 30.4.2009 tarih ve 14776-5932 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
MUHALEFET ŞERHİ
Davacı, davalılardan ..., ’ndan 26.7.1993 tarihinde daire satın aldığını, ancak, 2 yıl sonra taşınmaz üzerine orman şerhi konulduğunu, hakkında ceza davası açıldığını, tapu kaydına güvenin esas olduğunu, diğer davalı belediyelerinde inşaata ruhsat vermek suretiyle kusurlu olduklarını ileri sürerek şimdilik 5556 Euro (10.000,00 TL) manevi, 16666 Euro (30.000,00 TL) maddi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalılar, kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir.
2009/9977-13716
Mahkemece, Belediye, Hazine, Orman Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın idari yargıda görülmesi gerektiği, ... ... mirasçıları yönünden ise, kusurlarının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm; davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davacı satın aldığı taşınmazın hukuki ayıp nedeniyle zaptedilmesi karşısında bu davayı satıcıya, Hazineye, Belediyeye ve Orman İdaresine karşı yöneltmiş olup, her bir davalının sorumluluğu, ve illiyet bağı üzerinde ayrı ayrı durulması gerekmektedir.
Davacı tarafından bir kısım davalıların murisi ... ...’ndan satın alınan taşınmazın evveliyatının orman olduğu gerekçesi ile tapusuna orman şerhi konulduğu çekişmesizdir. Tapulu taşınmazın satış işlemi resmi şekilde yapıldığı için geçerli bir satıştır. Bu itibarla taşınmazın tapuya ilk tescili yolsuz tescil olsa da sonuç önemli olmayıp, satılan hukuki ayıplı olduğuna göre, satıcı, zapta karşı tekeffül ve özellikle B.K.’nun 96.maddesi hükmüne göre tam zarardan sorumludur. Satıcının ödemesi gereken tazminat alıcının ödediği paranın denkleştirilmesi suretiyle elde edilecek bedel değil taşınmazın rayiç değeri olmalıdır.
Davalı Hazine’nin sorumluluğuna gelince; Hazine’ye karşı yöneltilen husumet tapu kaydının düzenli oluşturulmamasına dayalı olup, dayanağını yasadan almaktadır. (Eski MK 931 Yeni TMK 1023) Gerçekten de, tapu kaydına güven esas olup, devlet tapu kaydını oluştururken ve tutarken bütün kurum ve organları ile düzenli, koordineli ve gayet özenli davranmalıdır. Tapu kaydına güven esas olup, devletin buradaki sorumluluğu aşırı özen sorumluluğudur. Aksinin kabulü devlete ve hukuk sistemine olan güveni zedeler. Hal
2008/14776-2009/5932
böyle olunca, Hazine’nin sorumluluğu bakımından idari yargı değil genel mahkemeler görevlidir ve Hazinenin eylemi ile davacı zararı arasında illiyet bağı vardır.
Orman ve Belediye’nin sorumlulukları ise, yapılan orman tahdit işlemlerinin diğer ilgili kurumlara bildirilmediği, belediyenin evveliyatı orman olan yeri iskana açmak suretiyle zarara sebebiyet verdiği iddia olunduğuna göre, sorumluluk hizmet kusuruna dayalı olduğundan mahkemenin bu yöndeki nitelemesinde ve bu davalılar yönünden verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Sonuç itibariyle, davalı belediye ve Orman İdaresi yönünden verilen hükmün onanması, diğer davalı satıcı ve Hazinenin taşınmaz tapusunun iptalinin kesinleştiği tarih itibariyle rayiç değer ile sorumlu tutulmaları ve bozma kapsamının bu nedenlere dayalı olması gerekirken aksi yöndeki sayın çoğunluk kararına katılamıyoruz.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2009/9977, K. 2009/13716, 24 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama