KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/12746 E., 2011/7844 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas ve karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar (karşı davacılar) avukatınca duruşmalı, davacı (karşı davalı) avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat ... ... geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılara ait bahçeyi 2005 yılında şifahi sözleşme ile 10 yıllığına %40 geliri davalılara ait olmak üzere kiraladığını ve elma ağaçları dikip bakımını yaptığı halde,süre dolmadan 2008 yılında taşınmazdan el çektirildiğini bildirerek yaptığı masraflar ile mahrum kaldığı geliri talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiş, karşı davalarında ödenmeyen 2007 yılı mahsulünden haklarına düşen bedelin tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile,17.879 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine,karşı davanın kısmen kabulü ile 6.943,64 TL nin 2.2.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davacı karşı davalıdan tahsili ile davalı karşı davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/12746-2011/7844
HMUK’un 388 ve devamı maddelerinde mahkeme kararlarının taşıması gereken unsurları ile verilen kararla iki tarafa yüklenen vazife ve hakların ve istek sonuçlarından her birinin açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde açıkça yazılması gerekir.Mahkemece asıl davada iki davalı bulunduğu,karşı davada iki davacı bulunduğu halde,kabulüne karar verilen miktarların “davacıdan alınıp davalıya verilmesine” şeklinde hüküm tesis ederek,taraflara yüklenen hak ve vazifeler açıkça belirtilmeyerek, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/12746, K. 2011/7844, 12 Mayıs 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama