İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /13. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 13. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/14 K.2010/6130

Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği…

Esas2010/14Karar2010/6130Tarih4 Mayıs 2010Okuma6 dk · 1.171 kelime

KÜNYE

(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/14 E., 2010/6130 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Mayıs 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.171 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı şirket, davalı ... Hazinesi ile, ...

İçmeler mevkiinde bulunan Hazine adına kayıtlı 5487 parsel sayılı taşınmazın 41 yıl süre ile kullanımı konusunda irtifak hakkı sözleşmesi imzaladıklarını, davalı idare tarafından gönderilen 14/03/2007 tarihli yazı ile, 1999-2000-2001-2002-2003-2004 yıllarına ait irtifak hakkı bedel farkları ile birlikte 13.444,97 TL KDV bedeli ve 01/04/2007 tarihine kadar hesaplanan gecikme zammının ödenmesi gerektiğinin, aksi halde 6183 sayılı yasanın uygulanacağının belirtildiğini, oysa ki taraflar arasında yapılan sözleşmede irtifak hakkı bedeline KDV ekleneceğinin belirtilmediğini,

19/08/2004 tarih ve 2004/9 sayılı genelge ile de irtifak hakkı işlemlerine KDV alınamayacağının ifade edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı idare tarafından haksız olarak KDV bedeli adı altında tahsil edilen toplam 1.008,92 YTL’nin ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte istirdadına, 2002-2003 yılı için KDV bedeli olarak talep edilen 12.436 YTL nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine, 2002-2003 ve 2004 yılı irtifak hakkı bedellerinin tespitine, gecikme cezası yönünden de borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Davalı, geriye doğru kira bedelinin uyarlanmasının talep edilemeyeceğini, 2004 yılından itibaren genelge uyarınca irtifak bedeli alacakları için KDV talep edilmediğini, bu 2010/14-6130

Tarihten önce ödenmiş olan KDV bedellerinin istirdatının ise talep edilemeyeceğini, gecikme zammı talebinin de sözleşmeye uygun olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.

Mahkemece, davacının yasal süreler geçtikten sonra geçmişe yönelik olarak uyarlama davası açamayacağı, mevzuatta ve sözleşmede, irtifak bedellerine KDV alınacağına ilişkin bir hükmün bulunmadığı gerekçeleriyle, 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin irtifak bedellerinin tespiti talebinin reddine, 2001, 2002, 2003 yılarına ilişkin davacının KDV borcu olmadığının tespitine, bu döneme ilişkin ödenmiş olan KDV bedellerinin geri alınmasına karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

1-Taraflar arasında, ...

İçmeler mevkiinde bulunan Hazine adına kayıtlı 5487 parsel sayılı taşınmazın 1.5.1990-1.5.2031 yılarını kapsayan 41 yıl süre ile kullanımı konusunda irtifak hakkı sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme gereğince idarece, üç yıllık dilimlerin ilk yılında irtifak bedelinin yeniden tespit edileceği, diğer yıllarda ise irtifak bedellerinin, Devlet İhale Genelgesinde belirlenen artış oranlarının bir önceki yıl irtifak hakkı bedeline eklenmesi suretiyle belirleneceği anlaşılmaktadır.

Davacı, 2000 yılına ilişkin irtifak bedelinin belirlenmesi konusunda açılan davanın sonuçlanmaması nedeniyle 2002, 2003 ve 2004 yıllarına ilişkin irtifak bedellerini ihtirazı kayıtla ödediklerini belirterek, söz konusu yıllara ilişkin irtifak bedellerinin mahkemece belirlenmesini talep etmiştir.

Gerçekten de, davalı idare üç yıllık dilimin birinci yılı olan 2002 yılında, yeniden takdir ettiği 36.000 YTL irtifak bedelini 29.11.2002 tarihli yazı ile davacıya bildirmiş ise de, davacı kendi hesapladığı 10.100 YTL bedeli ihtirazı kayıtla davalı idare hesabına yatırmıştır. 2003 ve 2004 yıllarında da aynı şekilde davacı kendi hesapladığı bedeller üzerinden ve ihtirazı kayıtla ödemeler yapmıştır.

O halde söz konusu yıllara ilişkin irtifak bedelleri konusunda taraflar arasında muaraza mevcut olduğundan mahkemenin, bu yıllarla ilgili irtifak bedellerinin tespiti konusunda geçmişe yönelik olarak dava açılamayacağına ilişkin kabulü isabetsizdir.

Bu nedenle öncelikle üç yıllık dilimin birinci yılı olan ve davalı tarafından yeniden belirlenen 2002 yılına ilişkin irtifak bedeli konusunda idarenin takdir hakkını hakkaniyete uygun olarak kullanıp kullanmadığının denetlenmesi gereklidir. Her hakkın kullanımında olduğu gibi, davalıya verilen bu hakkın kullanılmasında da Medeni Kanunun 2. maddesinde hükme bağlanan dürüstlük kurallarına aykırı davranılmaması gereklidir.

Davalının sözleşmeden kaynaklanan haklarını dürüstlük kuralları içerisinde kullanması asıldır ve kendisinden beklenen de bu olmalıdır. Bu nedenle eldeki davada davacının talebi, davalının irtifak bedelinin

Tespitine ilişkin söz konusu bu hakkını kötüye kullanmak suretiyle fahiş olarak tespit ettiği irtifak bedelinin indirilmesi, başka bir ifade ile davalının bu davranışına hakimin müdahalesi istemini de kapsadığından, davada öncelikle davalının bu konudaki takdir hakkının üst sınırının belirlenmesi gerekli olup, belirlenecek bu miktara göre de, hakkın kötüye kullanılıp kullanılmadığının değerlendirilmesi gereklidir.

Olayın özelliği itibariyle, davalının takdir hakkının üst sınırının, irtifak bedelinin yeniden belirleneceği 2002 yılı irtifak bedelinin, dava konusu kiralananın boş olması halinde emsal ve rayice göre olması gereken kira bedeli olduğu konusunda duraksamaya yer olmamalıdır.

Mahkemece dönem başı olan 2002 yılında, dava konusu kiralananın boş olması ve yeniden kiraya verilmesi halinde emsal ve rayice uygun olarak getirebileceği kira parası, bu konuda uzman bilirkişi marifetiyle, gerektiğinde emsaller de dikkate alınmak suretiyle belirlenmeli ve davalının takdir hakkının üst sınırının bu yolla belirlenecek miktar olduğu kabul edilmelidir.

Bu belirlemeden sonra ise, hak ve nesafet kuralları ve davacının bu yerde eski kiracı olması durumu da göz önüne alınarak, belli bir miktarda indirim yapılmalı ve bu şekilde dönem başı olan 2002 yılı irtifak bedeli ve buna bağlı olarak da sözleşme gereğince Devlet İhale Genelgesinde belirlenen artış oranlarının 2002 yılı irtifak bedeline eklenmesi ile de 2003 yılı ve aynı yöntemle de 2004 yılı irtifak bedeli belirlenmelidir.

Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek, geçmiş yılların irtifak bedellerinin tespitine yönelik dava açılamayacağının kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun, “Verginin Konusunu Teşkil Eden İşlemler” başlıklı 1. maddesinin 3-f fıkrasında, “Gelir Vergisi Kanununun 70. maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin” Katma Değer Vergisinin konusunu oluşturduğu belirtilmiştir.

Bu itibarla bir çeşit kira sözleşmesi niteliğinde bulunan, irtifak hakkına ilişkin irtifak bedellerinin de, katma değer vergisinin konusunu oluşturduğu, söz konusu bu vergiye tabi olduğu sonucuna varılmaktadır.

Ne var ki 31.7.2004 tarih ve 25539 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 16.7.2004 tarihli ve 5228 sayılı Bazı Kanunlarda ve 178 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması hakkında Kanunun 15. maddesi ile, 3095 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun vergi istisnalarının düzenlendiği 17. maddesinin (4) no’lu fıkrasına, “Hazine ve Arsa Ofisi Genel Müdürlüğünce yapılan taşınmaz mal teslimleri ile Hazinece yapılan irtifak hakkı tesis işlemi” şeklinde (p) bendi ilave edilmiş olup, Hazinece yapılan irtifak hakkı tesis işlemleri katma değer vergisinden 2010/14-6130

Istisna olan işlemler kapsamına alınmış, ... Bakanlığı Milli ...

Genel Müdürlüğünün 19.8.2004 tarihli genelgesi ile de, söz konusu (p) bendinin yürürlüğe girdiği tarih olan 1.8.2004 tarihinden itibaren, Hazinenin özel mülkiyetinde bulunan taşınmazlar üzerinde gerçek ve tüzel kişiler lehine tesis edilen irtifak hakkı işlemlerinden katma değer vergisi alınmayacağı belirtilmiş, 2004 yılından itibaren de Hazine tarafından irtifak hakkı bedelleri üzerinden bu genelge gereğince, hak sahiplerinden katma değer vergisi talep ve tahsil edilmemiştir.

Söz konusu bu değişiklikten önce ise, 3065 sayılı yasada, irtifak haklarının vergiden istisna tutulduğu yolunda herhangi bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle adı geçen Yasaya (p) bendi ile getirilen değişiklikten önceki dönemi kapsayan ve dava konusu edilen 2004 yılına kadarki 2001, 2002 ve 2003 yıllarına ilişkin irtifak hakkı bedellerinin katma değer vergisine tabi olduğunun kabulü gerekir.

Bu kabule göre de, davacının 2004 yılından önceki yıllara ilişkin irtifak bedelleri üzerinden katma değer vergisi ... olmasında yasaya aykırılık bulunmadığından, mahkemece, davacının katma değer vergisi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile ödenen bedellerin iadesi yönündeki talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

3-Davacı şirket, davalı tarafından talep edilen gecikme cezasının haksız ve fahiş olduğunu belirterek, bu nedenle de borçlu olmadığının tespitini talep etmişse de, mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz herhangi bir hüküm kurulmamış olması da, ayrıca usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, 1. bent gereğince davacı, 2. bent gereğince davalı, 3. bent gereğince ise taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı iadesine, 4.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/14, K. 2010/6130, 4 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
13. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/14
Karar No
2010/6130
Tarih
4 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/14 K.2010/2521
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2010/14 K.2010/15
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/14 K.2010/12024
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2010/15 K.2010/2379
  • Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu E.2010/15 K.2010/16
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2010/15 K.2010/12023

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.