KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/15041 E., 2011/6867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalıların nakit teslim belgesi dayanak gösterilerek aleyhlerine haksız olarak icra takibi yapıldığını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tesbiti ile % 40 tazminata karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak davacı şirket yönünden davanın kabulü ile borlu olmadığının tesbitine, davacı Sabri yönünden reddine, takibe konu belgede açıkça paranın davacı şirkete veya onun nam ve hesabına verildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi bu hususun davalı alacaklılar tarafından ispat edilememiş olması karşısında davalıların haksız ve kötüniyetli olarak davacı şirket hakkında takibe geçtikleri anlaşıldığından % 40 tazminatın davalılardan alınarak davacı şirkete verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı taraça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 72/5 maddesi hükmüne göre, borçluyu menfi tesbit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, karşı tarafın talebi üzerine, alacaklının tazminatla mahkum edileceği belirtilmiştir. Davalı
2010/15041-2011/6867
alacaklıların düzenlenen teslim belgesine dayanılarak icra takibi yapması kötü niyetli olduklarını göstermez. Sadece alacaklının icra takibinde haksız olduğunu gösterir. Davalı alacaklıların ayrıca kötü niyetli olduğu da ispatlanamamıştır. Bu durumda davalı alacaklıların tazminattan sorumlu tutulması yasaya aykırıdır, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/15041, K. 2011/6867, 28 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama