KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/5040 E., 2010/13365 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; 01/06/1994-07/09/2007 tarihleri arasında, davalının villasında eşi ile birlikte bekçi ve kapıcı olarak çalıştıklarını, kendisine ödenmesi gereken aylığı “siz değerlendiremezsiniz, ben değerlendirip size ev alayım” diye ödemediğini, daha sonra işten çıkarttığını, tazminat ödemediğini belirterek, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücretli izin, fazla mesai, hafta tatili, ... genel tatil ücreti, birikmiş ücret alacakları ve ücret alacağının nemasından oluşan toplam 8.000,00 YTL sinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama neticesinde. Mahkemenin yetkisizliğine, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan ...Ü.T. uyarınca hesap edilen 1.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine karar verilmiş, verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ...Ü.T. 7.maddesi.
“Görevsizlik, yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti ikinci kısmın ikinci bölümünde yazılı maktu miktarları geçemez” hükmünü taşımakta olup,
2010/5040-13365 anılan hüküm dikkate alınarak, mahkemece, davalı taraf lehine 500 TL ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/5040, K. 2010/13365, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama