KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/5688 E., 2010/14557 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Tüketici Mahkemesi
Karar Metni
284 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde ... A.Ş. avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ....’den 29.12.2005 tarihli fatura ile araç satın aldığını, Temmuz 2007 tarihinde araçla kaza yaptığını, aracı tamir ettirirken komple boyalı olduğunun ortaya çıktığını, yaptırdığı tespit sonucu aracın boyasının her tarafının normalin üzerinde olduğunun anlaşıldığını, araçta gizli ayıp bulunduğunu ileri sürerek sözleşmenin feshi ile 32.738,01 YTL fatura bedelinin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı ...., davanın reddini dilemiş, diğer davalı ....ise davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece,bozma ilamına uyularak aracın fatura bedeli olan 32.738,01 YTL’den indirim yapılarak 28.809.45 YTL’nin aracın teslim tarihi 20.07.2009 tarihinden yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine.
2-Davacı, dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmuş olmasına karşın bozmadan önceki yerel mahkeme kararında faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Kararı davacı temyiz etmemiş davalının temyizi üzerine dairece hükmün esasa ilişkin nedenlerle bozulmasından sonra, bozma kararına uyulması ile davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşması nedeniyle mahkemece bozmadan sonra hükmedilen bedele faiz yürütülmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/5688, K. 2010/14557, 3 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama