KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2010/9607 E., 2011/1615 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kendisinden halı satın aldığını, karşılığında senet verdiğini, davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için başlatılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını savunarak, davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, senetlerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının saptandığı gerekçesiyle, davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.'nun 72/5. maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için icra takibinin haksız olmasının yanı sıra, alacaklı davalının ayrıca kötüniyetli olması da gerekir. Başka bir deyişle, davalı alacaklı icra takibi yapmakta kötüniyetli değilse aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Somut olayda, davalı, takibe konu senetlerdeki imzaların kendisine ait olmadığını belirtmiş; yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporu ile imzaların davalı eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece,
2010/9607-2011/1615
bu rapor esas alınarak davanın reddine karar verilmiştir. Öyle olunca, davacının, bu senetlere dayanarak davalı aleyhine takip başlatmasında kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Açıklanan nedenle, davalı lehine kötüniyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, bu isteğin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2010/9607, K. 2011/1615, 3 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama