KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2011/10528 E., 2011/17697 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
520 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı kuruma bağlı .. Gökalp Eğitim Fakültesinin kendisinden doğrudan temin yolu ile toplam 51.009,00 TL ye kalorifer yakıtı satın aldıklarını, ancak bedelin ödenmediğini ve haklarında başlatılan takibe de itiraz ettiklerini belirterek, itirazın iptaline, icra takibinin devamına, % 40 dan az olmamak üzere icra - inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, ancak İşin halli yargılamayı gerektirdiğinden davacı yararına tazminat tayinine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının ve davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazı yönünden. İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra - inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir.
İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan Borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak miktarı belirli olduğundan olduğundan likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra - inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir.
Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin rededilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2011/10528-17697 2-Davalının temyiz itirazı yönünden; 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 3708 Sayılı Yasa ile değişik 56/b maddesi delaletiyle 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi uyarınca üniversiteler harçtan muaftır. Açıklanan kanun hükmü nedeniyle davalı üniversiteden harç alınması olanaksızdır. Mahkemece değinilen bu husus gözardı edilerek davalıdan harç alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.’ nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2011/10528, K. 2011/17697, 29 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama