KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/1859 E., 2012/14678 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
687 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
. Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar (davacı-davalı SS Hava Destek Konut Yapı Koop.) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Aktürk Limited Şirketinin vekili olarak diğer davalı Kooperatif aleyhine Sincan Asliye Ticaret Mahkemesinin 2008/75 esas sayılı dosyası üzerinden "tapu iptal tescil ve tazminat" talebiyle dava açtığını, davada delillerin toplanması aşamasında son noktaya gelindiğinde, tarafların 4.8.2009 tarihinde sulh protokolü imzaladıklarını, davanın da feragatle sonuçlandığını, bu durumda Avukatlık Kanununun 165.
Maddesi gereğince her iki davalının da vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarını ileri sürerek, davanın konusunu teşkil eden 56 adet dairenin sulh tarihindeki rayiç değerleri ile birlikte müddeabihin toplam değeri tespit edilmek suretiyle, Avukatlık Kanununun 164/4. maddesi gereğince dava değerinin %20’si üzerinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL vekalet ücreti ile 10.000,00 TL karşı taraf vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kooperatif, diğer davalı ile herhangi bir sulh anlaşması yapılmadığı gibi, Aktürk Limited Şirketinin tek taraflı olarak davadan feragat ettiğini, dava konusu vekalet ücretinden sorumlu olmadıklarını savunarak, davanın reddini dilemiş, diğer davalı ise davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, “davacının takip etmiş olduğu davada, tarafların sulh olmaları nedeniyle Avukatlık Kanununun 165. 2012/1859-14678
Maddesi gereğince her iki davalının da vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu oldukları, davacı ile müvekkili olan davalı ...
Limited Şirketi arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmadığından, alınan bilirkişi raporuna göre vekalet ücretinin davada sulh olunan değer olarak tespit edilen 4.387.500,00.TL üzerinden %10 ve %20 oranlarına göre 438.750,00.TL ve 877.500,00.TL olarak belirlendiği, davacının bu kaleme ilişkin vekalet ücreti talebinin ise 20.000,00.TL olduğu, yine karşı taraf vekalet ücretinin de 10.000 TL olduğu” belirtilmek suretiyle, taleple bağlı kalınarak,
toplam 30.000,00.TL vekalet ücreti alacağının, 16/11/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davacı ve davalılardan Kooperatif tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, vekalet ücreti alacağının tahsili istemine ilişkin olup, davacı, Avukatlık Kanununun 165. maddesi ile 164/4 ve 164/son maddelerine göre, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle, müvekkilin ödemesi gereken (akdi) vekalet ücreti nedeniyle şimdilik 20.000,00 TL, yasal (karşı taraf) vekalet ücreti nedeniyle de 10.000 TL’nin, her iki davalıdan da müteselsilen tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Dava, niteliği itibariyle kısmi dava niteliğindedir.
Alacaklı, alacağının tümü için dava açmak zorunda olmayıp, şimdilik belli bir bölümünü dava konusu yapabilir. Ancak alacaklının böyle bir kısmi dava açması halinde de, alacağın tümü için açılan davalarda olduğu gibi talep edilebilecek alacak miktarının tam ve kesin olarak belirlenmesi zorunludur.
Nitekim HUMK.nun 388/son ve 389. maddelerinde de (yeni HMK 297/2.maddesi), davadaki taleplerin her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, açık ve tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Dava konusu olayda, kısmi davanın kabulüne karar verilmişse de, talep konusu olan müvekkilin ödemesi gereken (akdi) vekalet ücreti yönünden kararın gerekçesinde, “davacının Avukatlık kanununun 164/4. maddesi gereğince talep hakkı kazandığı vekalet ücretinin, %10 ve %20 hesabıyla 438.750,00 TL ve 877.500,00 TL olduğu” belirtilmiş, ancak hangi oran ve miktar üzerinden davanın kabul edildiği ise açıklanmamıştır. Oysa ki Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinde, müddeabihin %10’u ile %20’si arasındaki oranlara 2012/1859-14678
göre ödenecek olan vekalet ücretinin, avukatın emeğine göre mahkemece takdir edileceği açıkça belirtilmiştir. Az yukarda da açıklandığı gibi, kısmi dava şeklinde açılan ... bu davada, davacının talep edebileceği tüm ücret alacağının, yasada öngörülen bu oranlar dahilinde mahkemece tespit ve takdir edilmesi zorunludur.
O halde mahkemece işin niteliği, zorluk derecesi, işe harcanan zaman, sarf edilen emek ve işe katkı değeri dikkate alınmak suretiyle, yasada öngörülen oranlar dahilinde davacı avukatın talep edebileceği tüm vekalet ücreti tespit edilerek, bundan sonra taleple bağlı kalınmak suretiyle, alacağın dava konusu yapılan bölümü ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/1859, K. 2012/14678, 5 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama