KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/1954 E., 2012/5431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında yapılan 15.05.2008 tarihli protokol ile adi ortaklık kurulduğunu, protokolde belirtilen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalının protokol şartlarına uymadığını, ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek 60.000.00 TL'nin ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya, usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilmesine ragmen davaya cevap vermemiş ve duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece taraflar arasında 15.05.2008 tarihinde adi ortaklık sözleşmesinin yapıldığı ve davacının 60.000.00 TL ortakılk sermayesi koyarak bunu davalıya verdiği ancak ortaklık zarar ettiğinden kafenin kapatıldığı sabit görüldüğünden davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki 2. bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 15.05.2008 tarihli protokol ile adi ortaklık kurulduğu sabittir.Bu protokole göre ... internet cafe...adına kayıtlı olsa da işyerinin ... ve ...'a ait olduğu, bu ortaklıkta %75 ortaklık payı ...'ya % 25 ortaklık payı ...'a ait olup sermayenin 80.000.00 TL olduğu bu sermaye ile protokolde belirtilen malzemelerin alındığı ve kar zarar paylaşımının ortaklık payları oranında hesap edileceği hükme baglanarak sözleşme taraflarca imzalanmıştır.Davacı eldeki davada sermaye olarak ödediği parayı istediğine göre bu talebi adi ortaklığın fesih ve tasfiye talebini içermektedir. Adi ortaklıkta idareci ortağın davalı olduğu anlaşılmaktadır.Adi ortaklığın fesih ve tasfiyesinin de BK. 538. maddesi uyarınca yapılması gerekir. 2012/1954-5431
Anılan yasa hükmünde belirtildiği üzere; tasfiye, bütün hesapların görülüp ortaklığın aktif ve pasif bütün mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan dolayı tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sona erdirilmesi, malların paylaşılması, ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır.
Tasfiye için öncelikle yönetici ortaktan hesap istenmesi, tayin edilecek süre içinde hesap listesi verilmemesi halinde yönetici ortağın hesap listesi vermekten kaçındığı kabul edilerek buna göre tasfiyenin yapılması gerekir. Öte yandan adi ortaklığı düzenleyen yasa hükümleri uyarınca tasfiyenin karar tarihine en yakın tarih itibariyle yapılmasının gerekli olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır.
O halde tüm bu nedenlerle; adi ortaklığın tasfiyesi için, öncelikle kurulduğu tarihten bu yana ortaklığın harcamalarıyla ilgili tüm belgelerin ibrazı sağlanmalı, taraflardan yapılan tüm ... ve harcamalara ilişkin hesap listesi istenmeli, hesap listesinin verilmesi ve ancak hesap listesinin üzerinde uyuşmazlık çıkması halinde taraflardan delileri sorularak toplanmalı, bu şekilde belirlenen mal varlığının ne şekilde tasfiye edileceği taraflardan sorulmalı, taraflar arasında tasfiye konusunda anlaşma olmaz ise, ortaklığa ait tüm gelir gider hesabı çıkarıldıktan, ortaklığın tüm aktif ve pasifi kesin olarak belirlendikten sonra,
konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla verilen hesap listesinin sunulan belgeler ile denetim sağlanmalı, tasfiyeye esas değerin karar tarihine en yakın tarih olacağı gözden uzak tutulmamalı, ortaklığın varsa üçüncü kişilere veya kurumlara olan borçları ortaklığın aktifinden mahsup edilmeli, ortakların her birinin ortaklığa verdiği avanslarla, ortaklık için yapmış oldukları masraflar ve verdikleri sermaye iade edilmeli ve daha sonra ortaklara paylaştırılması gereken miktar belirlenmeli, tasfiye bu şekilde gerçekleştirilmelidir.
Bu ilkeler çerçevesinde, adi ortaklığın tasfiyesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/1954, K. 2012/5431, 5 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama