KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2012/25369 E., 2013/2271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıya banka havalesi yoluyla muhtelif tarihlerde toplam 35.460 Euro para gönderdiğini ancak bu paraların davalı tarafından kendisine geri ödenmediğinden bahisle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 35.460 Euro' nun gönderme tarihinden itibaren işleyecek faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; verilen karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece asıl ve birleşen dava ayrımı yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir. HUMK.nun 388/son maddesi gereğince hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenilen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Yine aynı Kanunun 389 maddesinde de, hüküm kısmında iki tarafa yükletilen hak ve borçların tereddüde yer vermeyecek şekilde belirtilmesi zorunluluğu tekrarlanmıştır.
Öte yandan davaların birleştirilmesi durumunda da, asıl ve birleşen davaların birbirinden bağımsız, müstakil davalar olması nedeniyle, birleştirilen dava dosyasının tarafları, iddia, savunma özeti, delilleri kararda belirtilip, değerlendirilip, asıl ve birleşen her bir dava için kararda ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Somut olayda asıl ve birleştirilen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmamıştır.
Bu hali ile verilen karar HUMK nun 388.maddesine uygun değildir. Mahkemece asıl ve birleşen davalar bakımından yukarıda açıklandığı şekilde ayrı ayrı, HUMK.’ nun 388. maddesine uygun olarak hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. 2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/25369, K. 2013/2271, 5 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama