KÜNYE
(Kapatılan) 13. Hukuk Dairesi 2012/6762 E., 2012/13230 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının, kendi adına kayıtlı olmayan ... plaka no’lu aracı harici sözleşme ile kendisine sattığını, araç satış bedeli olan 16.000 TL’yi, sözleşmede belirtildiği şekilde altı adet senetle ödediğini, ancak davalının aracın devrini sağlayamadığı gibi, yapılan icra takibi üzerine de 27/04/2006 tarihinde aracın haciz ve muhafaza altına alındığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalıya ... olduğu 16.000 TL satış bedelinin, satış tarihindeki alım gücü karşılığının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “davacının iddiasını ispat edemediği, davalı tarafa yemin teklif hakkını da kullanmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan altı adet senet karşılığı 16.000,00 TL bedelle satın almış olduğu aracın trafik kaydının kendisine devredilmediği gibi, yapılan icra takibi üzerine de aracın haciz ve muhafaza altına alındığını ileri sürerek, ... olduğu 16.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş, davalı ise kendisine herhangi bir ödeme yapılmadığını savunmuştur. Taraflar arasındaki 22.1.2005 tarihli “Oto Satış Mukavelesi” başlıklı sözleşmede, satış bedelinin 16.000,00 TL olduğu, tamamının altı adet senetle ödeneceği yazılı olup, sözleşme
ile birlikte teslim edilen aracın, haciz ve muhafaza altına alındığı 27.4.2006 tarihine kadar davacı tarafından kullanıldığı ihtilafsızdır. Davalı, davacının sözleşme gereğince borcunu ifa etmediğini, kendisine ödeme yapmadığını savunduğuna göre, senetler halinde ödeneceği kararlaştırılan satış bedelinin ödenmediği konusundaki ispat yükü davalıya aittir. O halde mahkemece davalıdan bu konudaki tüm delilleri sorulup değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, ispat yükü ters çevrilerek, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2012/6762, K. 2012/13230, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama