KÜNYE
13. Hukuk Dairesi 2013/1106 E., 2013/12824 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı firma elamanlarının bir kısım vaatler ile kendisini yanılttıklarını ve psikolojik baskı ile 17.11.2011 tarihinde devre mülk sözleşmesi imzaladıklarını, ancak inşaat dahi başlanmadığını, sözleşmeden sonra 27.2.2012 tarihli ihtarla cayma hakkını kullandığını bildirdiğini ileri sürerek, düzenlenen devre tatil sözleşmesinin feshi ile, uğradığı maddi ve manevi tazminatın ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşmenin yasaya uygun olarak yapıldığını, yasal sürede fesih hakkının kullanılmadığını bildirerek davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, sözleşmenin ve düzenlenen senetlerin iptaline, 14.620 TL. maddi tazminatın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, yargılama aşamasında, devre mülk sözleşme bedelini ödemek için bankadan kredi çektiğini, bu nedenle 15.850 TL. zararının bulunduğunu ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının davalıya 1.000 TL. peşin ödemeden sonra, 10.300 TL. davalıya ödeme yaptığını ancak bankadan çektiği krediyi ise 13.620 TL. olarak geri ödediği gerekçesi ile zararının 14.620 TL. olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Davacı sözleşmeyi feshettiğine göre, ancak sözleşme gereğince ödediği bedelin tahsilini talep edebilir. Müspet zarar niteliğindeki diğer kalem isteğin kabulüne hukuken imkan yoktur. Değinilen bu yönler gözetilerek, davacının sözleşme bedeli olarak ödediği tutar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulmasını gerektirir.
Yargıtay 13. Hukuk Dairesi, E. 2013/1106, K. 2013/12824, 16 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama